Sonu KAVUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kavuk" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kavuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kavuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kavuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KARAKAVUK, KOCAKAVUK

8 harfli kelimeler

DALKAVUK, KARKAVUK

5 harfli kelimeler

KAVUK

Bazı kelimelerin anlamları

KAVUK

Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. İdrar torbası. İçi boş şey.

KOCAKAVUK

Bilginlere özgü büyük kavuk.

KARKAVUK

Hindiba.

KARAKAVUK

Hindiba.

DALKAVUK

Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.

  -   -   -  

Anlamında KAVUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAVUKLU

Kavuk giymiş. Orta oyununda hikâyeyi anlatıp asıl görevi üstlenen, espri ve komiklik yapan kişi.

DALKAVUKLAŞMAK

Dalkavukça davranmaya başlamak.

YAĞCI

Yağ çıkaran ya da satan kimse. Makineleri yağlayan kimse. Dalkavuk.

DALKAVUKÇA

Dalkavuk gibi, yaltakça. (dalkavu'kça) Dalkavuğa yakışır bir biçimde, yaltakça.

HİNDİBA

Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia).

ETEKLEMEK

Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak. Yaranmaya çalışmak, dalkavukluk etmek.

SARIK

Sarılarak meydana getirilen başlık. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb.

KALLAVİ

Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. Çok iri, kocaman.

KAVUKÇU

Kavuk yapan veya satan kimse. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse.

YAĞLAMAK

Yağ sürmek. Dalkavukça övmek, yağ çekmek. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek.

KAYTAK

Kuytu. Yağcı, dalkavuk, numaracı. Sözünde durmayan.

YAĞCILIK

Yağ çıkarma ya da satma işi. Makineyi yağlama işi. Dalkavukluk.

TEKERLEME

Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.

ALKIŞÇI

Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.

KILBAZ

Dalkavuk.

YAĞDANLIK

Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı. Dalkavuk.

DALKAVUKLUK

Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.

YALAKA

Dalkavuk. Arsız, sırnaşık.

KAVUKLUK

Kavuk koymaya yarayan küçük raf.

YALPAK

Dalkavuk. Sokulgan, cana yakın. Sarp yer, uçurum.