KAVUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kavuk" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. kavuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kavuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kavuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KAVUKÇULUK

9 harfli kelimeler

KAVUKTEPE

8 harfli kelimeler

KAVUKLAR, KAVUKLUK, KAVUKSUZ

7 harfli kelimeler

KAVUKÇU, KAVUKLU

5 harfli kelimeler

KAVUK

Bazı kelimelerin anlamları

KAVUK

Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı. İdrar torbası. İçi boş şey.

KAVUKÇU

Kavuk yapan veya satan kimse. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse.

KAVUKLU

Kavuk giymiş. Orta oyununda hikâyeyi anlatıp asıl görevi üstlenen, espri ve komiklik yapan kişi.

KAVUKLUK

Kavuk koymaya yarayan küçük raf.

KAVUKLAR

Karaman ilinde, Ayrancı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KAVUKTEPE

Tunceli ili, Hozat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KAVUKÇULUK

Kavukçunun yaptığı iş. Kavukçu olma durumu.

KAVUKSUZ

Kavuk giymemiş.

  -   -   -  

Anlamında KAVUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAĞDANLIK

Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı. Dalkavuk.

YALAKA

Dalkavuk. Arsız, sırnaşık.

YAĞCILIK

Yağ çıkarma ya da satma işi. Makineyi yağlama işi. Dalkavukluk.

KILBAZ

Dalkavuk.

YAĞCI

Yağ çıkaran ya da satan kimse. Makineleri yağlayan kimse. Dalkavuk.

YALTAKÇI

Dalkavuk.

YALTAK

Dalkavuk.

SARIK

Sarılarak meydana getirilen başlık. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb.

KALLAVİ

Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. Çok iri, kocaman.

KAYTAK

Kuytu. Yağcı, dalkavuk, numaracı. Sözünde durmayan.

YAĞLAMAK

Yağ sürmek. Dalkavukça övmek, yağ çekmek. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek.

YALPAK

Dalkavuk. Sokulgan, cana yakın. Sarp yer, uçurum.

HİNDİBA

Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki, güneğik, karakavuk (Cichorium endivia).

ALKIŞÇI

Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.

TEKERLEME

Tekerlemek işi. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışı. Orta oyununda, özellikle Kavuklu'nun kullandığı sözler. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. Çoğunlukla basmakalıp söz. Çoğunlukla, masalların genel olarak başında bulunan "Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde." gibi uyaklı giriş veya ara sözler.

DALKAVUKÇA

Dalkavuk gibi, yaltakça. (dalkavu'kça) Dalkavuğa yakışır bir biçimde, yaltakça.

DALKAVUKLAŞMAK

Dalkavukça davranmaya başlamak.

ETEKLEMEK

Birinin eteğini saygı göstermek amacıyla öpmek veya öper gibi yapmak. Yaranmaya çalışmak, dalkavukluk etmek.

DALKAVUKLUK

Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.

YALPAKLIK

Dalkavukluk.