Sonu KAVL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kavl" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kavl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kavl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kavl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAVL

Yıkılmağa yüz tutmuş yapı.

  -   -   -  

Anlamında KAVL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAMRİ

Kavli, sözü.

KAVLİNCE

Kavline göre, sözüne bakarak.

YARTLAK

Büyük yarık, oyuntu. Ağaç gövdesinden çıkarılan büyük ve kalın yonga, kavlak.

KAVLANMAK

Kavlama işine uğramak.

KAVLAH

Tüysüz: Kavlak öküz öldü.

KAVLAMA

Kavlamak işi.

CAVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.

FITIK

İç organlardan bir parçanın, genel olarak bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık.

KAVLUCUK

Kav, çakmak keseceği, kavlıkçık.

KAVLAŞMA

Kavlaşmak işi.

CIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Yontmak, parçalamak. Kabuğunu soymak. Hava içinden hızla geçen cisim ses çıkarmak. Fırlayıp çıkmak. Piç, sürgün vermek. Düğün sahibi parasını sonuna kadar harcamak. Uzamak. Kaynamak.

SÜNGÜ

Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.

YALINLAMAK

Soymak. Alevlendirmek. Yara üstünü kavli çakmakla dağlamak. Yalan söylemek, kandırmak. Soymak, çalmak.

ÇIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Fışkırarak akmak.

KAVLATMA

Kavlatmak işi.

KAVLETME

Kavletmek işi.

KAVLANMA

Kavlanmak işi.

KAVLATMAK

Kavlamasına yol açmak.