KAVL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kavl" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. kavl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kavl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kavl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

KAVLÜKARAR, KAVLAKYAĞI, KAVLAKTEPE, KAVLİFLORİ

9 harfli kelimeler

KAVLETMEK, KAVLAKLAR, KAVLATMAK, KAVLAŞMAK, KAVLANGAZ, KAVLANGOZ, KAVLANMAK

8 harfli kelimeler

KAVLİNCE, KAVLIKÇA, KAVLETME, KAVLUCUK, KAVLATAN, KAVLATMA, KAVLAŞMA, KAVLANMA, KAVLAMAK, KAVLAKLI, KAVLAĞAN, KAVLAĞIN

7 harfli kelimeler

KAVLAMA, KAVLAAN

6 harfli kelimeler

KAVLAN, KAVLUK, KAVLUH, KAVLUĞ, KAVLUÇ, KAVLAH, KAVLIK, KAVLIĞ, KAVLIÇ, KAVLAK, KAVLAV

Bazı kelimelerin anlamları

KAVL

Yıkılmağa yüz tutmuş yapı.

KAVLÜKARAR

Söz, sözleşme.

KAVLAKYAĞI

Krem.

KAVLATMAK

Kavlamasına yol açmak.

KAVLIKÇA

İçine çakmak, para, ve benzerleri şeyler konulan torba, kese.

KAVLİFLORİ

Çiçeklerin doğrudan ana gövdeden çıkması.

KAVLANMAK

Kavlama işine uğramak.

KAVLİNCE

Kavline göre, sözüne bakarak.

KAVLAKLAR

Balıkesir şehri, Altınoluk bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kayseri kenti, Pazarören nahiyesine bağlı bir yer.

KAVLANGAZ

Kof, boş.

KAVLETME

Kavletmek işi.

KAVLUCUK

Kav, çakmak keseceği, kavlıkçık.

KAVLAŞMAK

Kav durumuna gelmek.

KAVLAKTEPE

Hatay kenti, Güvenç nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde şehri, Çamardı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KAVLANGOZ

Salyangoz, sümüklüböcek.

KAVLETMEK

Sözleşmek, anlaşmak, söz kesmek.

  -   -   -  

Anlamında KAVL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAVLAŞMA

Kavlaşmak işi.

YALINLAMAK

Soymak. Alevlendirmek. Yara üstünü kavli çakmakla dağlamak. Yalan söylemek, kandırmak. Soymak, çalmak.

KAVLAH

Tüysüz: Kavlak öküz öldü.

ÇIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Fışkırarak akmak.

FITIK

İç organlardan bir parçanın, genel olarak bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık.

CIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Yontmak, parçalamak. Kabuğunu soymak. Hava içinden hızla geçen cisim ses çıkarmak. Fırlayıp çıkmak. Piç, sürgün vermek. Düğün sahibi parasını sonuna kadar harcamak. Uzamak. Kaynamak.

KAVLAMA

Kavlamak işi.

KAVLATMA

Kavlatmak işi.

KAVLANMA

Kavlanmak işi.

SÜNGÜ

Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah. Mezar başına nişan olarak dikilen sırık. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlayan demir çubuk. Kavlakları düşürmek için kullanılan sivri uçlu, uzun çelik çubuk. Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. Ense. Isıtma kazanında kömürün karıştırılmasını sağlıyan demir çubuk. Eski meddahlarda kendilerini korumak için bulunan büyük kama. Bu süngüye elif de denirdi.

YARTLAK

Büyük yarık, oyuntu. Ağaç gövdesinden çıkarılan büyük ve kalın yonga, kavlak.

CAVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.

GAMRİ

Kavli, sözü.