Kelimeler arşivi içinde; başında "kati" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. kati ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kati ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kati olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KATİBİADİL, KATİRENBİZ, KATİLEŞMEK
KATİYETLE, KATİLEŞME
KATİLMAK, KATİYYEN, KATİPLİK, KATİPKÖY, KATİLLİK, KATİLİYH, KATİKARA
KATİYEN, KATİYET
KATİBE
KATİP, KATİL, KATİR, KATİK
KATİ
KATİ
Kesin.
KATİKARA
Kalın kabuklu bir çeşit kuş üzümü.
KATİLLİK
Katil olma durumu.
KATİYYEN
Katiyen.
KATİLEŞMEK
Kesinleşmek.
KATİPLİK
Sekreterlik, yazmanlık.
KATİLİYH
Rusça kökenli kotelok: sefer tası; 1/8 teneke hacminde tahıl ölçeği ve ölçüsü; bk. ayrıca şiniyh; guriyh.
KATİLMAK
İştirak etmek, katılmak.
KATİYEN
Hiçbir zaman, asla. Kesinlikle.
KATİBİADİL
Noter.
KATİYET
Kesinlik.
KATİRENBİZ
Bir çeşit cam kavanoz.
KATİPKÖY
Isparta kenti, Aksu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KATİYETLE
Kesinlikle.
KATİBE
Kadın yazman, kadın sekreter. Kadın sekreter, kadın kâtip.
KATİLEŞME
Kesinleşme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FİNGİRDEMEK
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.
DALGACI
İşine gereken önem ve dikkati göstermeyen (kimse). Alay eden (kimse).
HA
İstek uyandırmak için kullanılan bir söz. Evet. (ha:) Dikkati çekmek, uyarmak için kullanılan bir söz. Tekrarlanarak kullanıldığında eşitlik anlamı veren bir söz. (ha:) Şaşma anlatan bir söz. (ha:) Soru bildiren bir söz. Hahniyum elementinin simgesi. Bazen tekrarlanan bir emir kipinin tekrarları arasında yer alarak fiil ile anlatılan işin uzadığı ve bundan bıkıldığı bildirilir. (ha:) Bir şeyin birdenbire hatırlandığını veya kavrandığını anlatan bir söz.
ALGI
Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.
KESİNLİK
Kesin olma durumu, katiyet. Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu.
İLGİ
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
GÜRÜLTÜSÜZ
Gürültüsü olmayan. Kimseyi tedirgin etmeyen veya kimsenin dikkatini çekmeyen.
KESİLMEK
Kesme işi yapılmak. Tutulmak, kapatılmak. Gibi olmak, benzemek, dönmek. Çok beğenmek, çok hoşlanmak. Durmak. Son ya da aralık verilmek. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek. Akmamak. Akım gelmez olmak. Sona ermek. Dinmek. Sünnet olmak. Yoksun kalmak. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil. Makaslanmak.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
EY
Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.
KOLLUK
Gömlek kollarının ucundaki iliklenen bölüm, manşet. Güvenliği sağlamakla görevli polis veya jandarma. İş yaparken giysiyi korumak için bilekten dirseğe kadar kola geçirilen, genellikle koyu renkli kumaştan dikilmiş parça. Kollara takılan ve dikkati çekmesi istenen görevlilerin kimliklerini gösteren şerit.
ASLA
Hiçbir zaman, hiçbir şekilde, katiyen. Sakın, zinhar.
KESİN
Şüphe ve duraksamaya yer bırakmayan veya geri dönülmeyen, değişmez, mutlak, kati, maktu. Kesinlikle.
KESİNLİKLE
Kesin bir biçimde, kesin, kesin olarak, kesinkes, yüzde yüz, her hâlde, her hâlükârda, mutlak, mutlaka, katiyen, banko.
HÖT
Korkutmak veya dikkati kendi üzerine çekmek için söylenen bir söz.
KESİNLEŞMEK
Kesin bir durum almak, katileşmek. Değişme olanağı olmadan yürürlüğe girmek.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
DALGIN
Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.
KANLI
Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.