Kelimeler arşivi içinde; başında "kasna" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. kasna ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kasna ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kasna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KASNAKÇIMERMER
KASNAKDÖKMEK, KASNAKGÜVECİ
KASNAKÇILIK, KASNAKLAMAK
KASNAKLAMA
KASNAKÇI, KASNAKLI
KASNAG, KASNAK
KASNA
KASNA
Lüfere benzer, sert pullu ve büyük tatlısu balığı.
KASNAKLAMA
Kasnaklamak işi.
KASNAKDÖKMEK
Kasnakla tezek yapmak. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
KASNAKGÜVECİ
Çıkrıkta kasnağı orta direğe bağlayan çubuklardan her biri. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
KASNAKÇI
Kasnak, elek, ölçek vb. tahta işleri yapan kimse.
KASNAKÇILIK
Kasnakçının yaptığı iş.
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.
KASNAKLAMAK
Kasnak içine almak, çemberlemek. Kollarını dolayarak kavramak. Yapılarda, betonun şişmesini önlemek ve direncini artırmak için sıkıştırılmış betonun çevresini metalden bir kasnak içine almak.
KASNAKÇIMERMER
Samsun ili, Boğazkaya bucağına bağlı bir yer.
KASNAG
Kasnak.
KASNAKLI
Bir çeşit uçurtma. Büyük uçurtma.
Bu bölümde tanımı içerisinde KASNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DONUP
Değirmen çarkının büyük kasnağı.
LABUT
Öküzleri dürtmekte kullanılan üvendirenin ucundaki yassı demir. Balıkları ürkütüp serpilen ağ yönünde gitmelerini sağlamak için üstüne vurarak ses çıkartılan, saplı, madenden yapılmış kap. Er geç, kuşkusuz : Labut bigün elume geçersun. Araba tekerleği demir çenberinin altında bulunan ağaç kasnak. (Tefenni Burdur). Denize vurmak yöntemiyle balıkların ağa doğru yönetilmesini sağlayan bir taşın arkasına ağaç takılmasıyle oluşan araç. (Gerze Sinop).
DİNGE
Fidan. Kalın dikme. Başörtüsü kalıbı. Gelinlerin taktığı ipekli örtü üzerine gümüş, altın dizili başlık. Kadınların başlarına giydikleri hasırdan örülmüş külah. Tahtadan bir kasnak üzerine bez sarılarak başa oturtulan ve üzerine fes konulduktan sonra tülbentle bağlanan, bazen üzerine süs eşyası da takılan, yalnız kadınların kullandığı bir çeşit başlık. Tepe, uç, doruk. Tavana dayanan direk, sütun. Eski türkçe ten: başlık; keçe külah veya kasnak üzerine 'vala' sarıp üzerini kulplatılmış paralarla süsleyerek meydana getirilen başlık; türkmen kadınları arasında yaygındır; bk. ayrıca kofi / Kofiyh.
RAKET
Masa tenisi, tenis vb. oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağla veya lastikle kaplanmış saplı araç, vuraç.
GASNAK
iri ve çok kılçıklı olan bir çeşit tatlı su balığı. Elek ve kalbur kasnağı. Kışın, karda giyilen bir çeşit ayakkabı.
SUZENİ
Kasnağa gerilmiş kumaşa iğne veya tığla yapılan bir tür nakış.
GASNAH
Elek ve kalbur kasnağı.
İPEKBASKI
(Resim) Bir baskı tekniği; bu teknikle yapılmış resim. Kasnağa gerilmiş ince elek bezi üzerine basılması istenen resim çizilir. Basılmayacak yerler suda erimiyen bir boya ile iyice kapatılır. Kasnağın altına bir resim kâğıdı yerleştirilir. Sonra kasnağın içine konan lak boyası, kauçuk tarakla bir baştan öbür başa çekilerek alttaki kağıda geçirilir.
ZİL
İşaret vermek, uyarmak, çağırmak için kullanılan ve bir çan ile bu çana vuran bir tokmaktan oluşan, elle veya başka düzenlerle işletilebilen araç. Birbirine çarparak ses çıkartmak için parmaklara veya tefin kasnağındaki deliklere takılan yuvarlak, metal nesne. Parasız.
ELEK
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.
YÖRE
Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.
ÇEMBERE
Kadınların başlarına taktıkları kasnak.
TEF
Zilli bir kasnağa geçirilmiş kursak zarından oluşan çalgı.
ORTADİREK
Ortaparmak. Çıkrık kasnağının ortasından geçen ince ağaç. (Gölbaşı Çankaya Ankara). Ağrı kenti, Doğubayazıt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DÖMBELEK
Orta büyüklükte ramazan davulu. Darbuka. Böbrek. Kelebek. Eski türkçe dön-(b)el-ek: Darbuka (Erzincan Merkez). Elek kasnağına naylon gerilerek yapılan küçük davul.
ÇEVLİK
Suyun akıntılı yeri, su çevirisi. Etrafı çevrilmiş bahçe veya tarla. Çadırın tepe örtüsünü tutan ağaç iskelet. Samanlık. Sürek avında, avın, içine düşürüldüğü yer, tuzak. Kalın bağırsak. Irmak kenarlarındaki taşlık ve kumluk yer. Dağlarda taşlardan yapılmış, üstü açık dinlenme yerleri. Mevki adı. Etrafı çevrilmiş olan toprak parçası. Çadır iskeletini oluşturan ağaçların alt uçlarının geçirildiği kasnak. (Tahtacı Burhaniye Balıkesir). Taş yayla evi. (Çömlekçi Bor Niğde). Çevre, etraf, civar. Girdap. Adana şehrinde, Karaisalı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Afyon kenti, Başmakçı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. İçel şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, Tosya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kayseri şehri, Talas belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Zonguldak ili, Ereğli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KAMANAG
Delgiyi döndürerek kalbur kasnağının delinmesini sağlayan iki uç kısmında ip bağlı deynek. (Göçmenler Beypazarı Ankara).
DAVUL
Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.
KOSNAK
Kasnak.
İSBİT
Araba tekerleğinin ağaç kısmı. Kağnı tekerlerinde kasnağı oluşturan parçalardan her biri.