Kelimeler arşivi içinde; başında "kase" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. kase ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kase ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kase olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KASEİFAĞFUR
KASERLEMEK, KASETÇALAR, KASETÇİLİK
KASENKAÇ
KASEBAZ, KASECİK, KASETÇİ
KASEFE
KASEF, KASEK, KASEM, KASEN, KASER, KASET
KASE
KASE
Yağmurdan sonra toprak üzerinde oluşan sert tabaka. Dişilik organı (kız çocukları için). Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. Sürahi. (Beyceli Fatsa Ordu). Su bardağı. (Beyceli Fatsa Ordu; Akbaş Güdül Ankara).
KASEK
Araba tekerleğinin parmaklıklarım çevreleyen çemberi oluşturan, yay biçiminde ağaç parçalarından her biri.
KASERLEMEK
Bezi beyazlatmak, ağartmak.
KASEFE
Suda haşlanmış erik ya da kayısı kurusunun üzerine yağ dökülerek yapılan yiyecek.
KASEN
Hamur teknesi.
KASER
Bezi beyazlatmakta kullanılan madde, kireç kaymağı. Hatır, gönül.
KASENKAÇ
Pekmezle kar karıştırılarak yapılan kar helvası.
KASET
İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu.
KASETÇALAR
Kaset çalan araç.
KASETÇİLİK
Kasetçinin yaptığı iş.
KASECİK
Küçük kâse. Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.
KASETÇİ
Kaset satan kimse.
KASEM
Ant.
KASEBAZ
Türk seyirlik oyunlarında, kâseleri parmaklarının ya da değneklerin ucunda çevirerek dans eden beceri oyuncusu. Kâseleri parmaklarının ve değneklerin ucunda çevirerek dans eden oyuncu.
KASEİFAĞFUR
Çin porseleninden kapılmış çanak.
KASEF
Pencere kafesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KASE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİNKE
İki parmak ucuyla alınan miktar, tutam (toz şeyler hakkında). Ufak, kısa. Zerre, en ufak parça. Benek: Şu kasenin yüzü çinke çinkedir. Sağlam, sert (taş hakkında). Çokluk anlatır: Bir çinke çocuk.
KORSAN
Gemilere saldıran deniz haydudu, deniz hırsızı. İzinsiz olarak çoğaltılan (kitap, kaset vb.). Bir hakkı izinsiz olarak kullanan. Başkalarının hakkını zor kullanarak alan kimse. İzinsiz olarak yapılan.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
VİDEOTEYP
Hem görüntü hem de ses kaydedebilen, daha önce kasete kaydedilmiş görüntü ve sesleri ekrana yansıtan aygıt, video.
TEKLİ
Tek yataklı otel odası. Bir sanatçının tek eserinin veya o eserin değişik yorumlarının kaydedildiği kaset, plak vb.
KOTİLA
Çanak, kase, tas.
KALİKS
Çiçekli bitkilerde çanak yaprakların hepsine birden verilen ad. Mercanlarda, kalsiyum karbonat yapıda olan, kase biçimindeki dış iskelet. Kese, fincan, çanak, kupa. Çok papillalı böbreklerde idrarın toplanıp pelvis renalise geçtiği kese biçimindeki oluşum.
RANFORSATÖR
Film kasetlerinin ön ve arka yüzünde bulunan ve üzerinde floresans yapma özelliğinde maddeler bulunan yapı. Organizmayı geçen ışınların filmleri daha fazla etkilemesi için yapılmışlardır.
VİDEOKASET
Üzerinde kayıtlı olanı video aracılığıyla ekrana yansıtabilen kaset.
VİDEOBANT
Televizyon yayınlarının kaydedildiği, bir kasete sarılı şerit.
UZUNÇALAR
Üzerine seslerin düşük devirle kaydedildiği büyük boyutlu plak. Bir sanatçının eserlerinin bir bölümünün yer aldığı kaset, albüm.
ECHİURİDA
Vücutları solucan şeklinde, gövdeleri silindirik veya kase biçiminde, ağzın ön ucunda hortumları olan, erkekleri cüce olup bu hortum içinde yaşayan, bütün türleri denizlerde yaşayan bir şube.