Sonu KARYO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "karyo" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu karyo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında karyo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde karyo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KARYO

Yunanca çekirdek anlamına gelen ön ek. Çekirdek anlamına gelen.

  -   -   -  

Anlamında KARYO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARYO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİPLOMONADİDA

Mastigophora alt şubesi, Zoomastigophorea sınıfında bulunan genellikle parazitik, her iki yan tarafı simetrik, her birisi 1-4 kamçıya sahip bir veya iki karyomastigontu bulunan, Diplomonadina ve Enteromonadina alt takımlarını içeren protozoa takımı.

ENTAMOEBA

Amoebida takımında, Tubulina alt takımında bulunan, insanlarda, diğer omurgalılarda ve omurgasızlarda parazitlenen çekirdek zarına yapışmış çevresel kromatin granülleriyle birlikte nispeten küçük merkezi bir karyozomla birlikte veziküler bir çekirdeğe sahip ameboyit protozoa cinsi.

DİZOMİ

Bir karyotip veya hücrede bir homolog çiftinin iki kromozomunun varlığı.

EKZON

Ökaryot genlerinde DNA'nın kotlanan dizisi. Önce RNA'ya daha sonra da polipeptide tercüme edilecek olan ve birbirinden kotlama yapmayan intron parçaları ile ayrılan dizi. Öncü RNA transkripti üzerinde bulunan, mRNA'da aktarılan ve proteine açıklatılan nükleotit dizilimleri.

YATAK

Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.

DİPLOMONADİNA

Zoomastigophorea sınıfında, Diplomonadida takımında yer alan her birisi dört flagelluma sahip iki karyomastigontu bulunan, Giardia, Hexamita ve Trepomonas cinslerini içeren çoğunlukla parazitik protozoa alt takımı.

ARKEBAKTERİLER

Monera içinde gerçek peptidoglikan yapılan olmayan ve bazı özellikleri bakımından bakterilerden ayrı bir grup olarak tanımlanan, aşırı sıcak, aşırı tuzlu ortamlarda yaşayabilen mikroorganizmalar. Hücre duvarlarında peptidoglikan katman bulunmayan ve karakteristik ribozomal RNA baz sırasıyla gerçek bakterilerden ayrılan yoğun tuz içeren sıvı ortamda, yüksek ısıda, aerob, anaerob veya fakültatif koşullarda yaşayabilen prokaryot organizmalar.

KOMODİN

Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap, komot.

EKZOSİTOZ

Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, Halk dilinde hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.

ÇEKİRDEKÇİK

Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir ya da birkaç tane görülebilen yapı. Nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde, rRNA sentezi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan, ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonukleoproteinlerden oluşan, interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yapı, nükleolus. Ökaryotik hücrelerin çekirdeği içinde rRNA üretimi yapan ve ribozom alt birimlerinin birleşmesini sağlayan ışığı çok kıran, esas itibarıyla ribonükleoproteinlerden oluşan interfaz çekirdeğinde bir veya birkaç tane görülebilen yuvarlak veya oval biçimli yapı, nükleolus. (karşılık: nukleolus), Birçok gözelerin çekirdeğinde bulunan oldukça büyük ve çoğunluk yuvarlak bir yapı. Birden çok sayıda da olabilir.

YATAKLIK

Yatak yapmaya uygun. Üzerine yatak serilen tahta veya maden kerevet, karyola. Suçluları barındırma, gizlice yardım etme.

BEŞHANA

Dam üstüne kurulan tahta karyolanın etrafına çevrilen bez.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

ENDOSİTOZ

Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.

DENDRİT

Uyartıları (impuls) hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış sitoplâzmik uzantıları. Uyarıları hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış stoplazmik uzantıları, sinir hücresinin kısa olan uzantısı. Sinir hücresi gövdesinden çıkan, bir veya birden fazla sayıda, uyarıları diğer sinir hücrelerinden veya çevreden alıp perikaryona ileten, miyelin içermeyen oluşumlar, dendron. Sinir gözesinin ağaç dalı biçiminde olan ince uzantıları olup uyarmaları sinir gözelerine iletmeye yarar.

ARZEL

Tahtadan yapılan karyola veya kerevet.

ARCHAEOBACTERİA

Peptidoglikandan yoksun prokaryot organizmalar.

AKSONEMA

Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüpçüklerin düzenli olarak uzanması ile oluşan yapı. Ökaryotların sil ve kamçılarının ortasında mikrotüplerin düzenli olarak uzanmasıyla oluşan yapı.

ANATOKSİN

Eski adıyla mavi-yeşil algler olarak da bilinen Cyanobacteria türü prokaryot mikroorganizmalar tarafından üretilen köpek, domuz ve su kuşlarında ani ölümlere neden olabilen, birçok memeli türünde ise beyin ve retinaya ulaşamadığı için etkili olamayan bir grup bakteri toksini, ani ölüm etkeni. Toksoit.

KROMOZOM

Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.