Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kare" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SANTİMETREKARE
KİLOMETREKARE
KOMMUNİKARE
BİRİMKARE, METREKARE
PİTİKARE, PÖTİKARE
NAKKARE, MEKKARE, AŞİKARE, TAMKARE
BAKARE, EŞKARE, FİKARE, FUKARE, MEKARE, PUKARE
KARE
KARE
Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi. Bu biçimde olan.
PÖTİKARE
Küçük kareli kumaş. Bu kumaştan yapılan.
BİRİMKARE
Alanının hesaplanmasında kullanılan uzunlukların birimi cm, m vb. birimlerle ifade edilmemiş bölgelerin alan ölçüsü.
EŞKARE
Açık, belli, ortada.
KİLOMETREKARE
Kenarları birer kilometre uzunluğunda olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçü birimi, (km2).
METREKARE
Kenarı 1 metre olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçüsü birimi.
BAKARE
Makara.
KOMMUNİKARE
Birleştirme, bağlama.
MEKKARE
Osmanlı ordusunda taşıma işlerinde kullanılan at, deve, katır ve benzerleri hayvanlar. Bu amaçla halktan ücret karşılığında kiralanan yük hayvanı.
FUKARE
Fukara, bk. fikâre.
AŞİKARE
Açıkça, belli ederek, saklamadan.
TAMKARE
Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade.
NAKKARE
Mehterhanede yer alan, birbirine bağlı iki yarım küre benzeri ve iki değnekle vurularak çalınan bir davul türü.
FİKARE
Fukara, bk. fukâre.
SANTİMETREKARE
Kenarı 1 santimetre olan bir karenin alanına eşit yüzey ölçüsü birimi.
PİTİKARE
Pötikare.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GİYMEK
Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.
HAKARETAMİZ
Hakaret içeren, hakaret dolu.
KARELEME
Karelemek işi. Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. Bir resmin, büyüterek veya küçülterek kopyasını çıkarma yöntemi. Eş değer bir kare ile hesaplama.
DAMA
Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.
ISLATMAK
Islak duruma getirmek. Dayak atmak veya ağır hakarette bulunmak. Mutlu bir olayı yeme içme ile kutlamak.
KÖPOĞLU
Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.
DÖRDÜL
Kare. Rubai.
DAMALI
Üstünde kareler bulunan, kareli.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
KIZMABİRADER
Zarla oynanan, karelerde taş yürütüp çeşitli engellerle dolu karelerden oluşan yolu bir an önce bitirmeye dayanan bir oyun türü.
KARELİ
Karelere bölünmüş, üstünde kareleri olan, damalı, satrançlı.
DÜRZÜ
Ağır hakaret ve küfür sözü.
KAREKÖK
Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı.
KORUGAN
Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan, korunmaya elverişli, kare biçimindeki ev. Ateş etmeye imkân verecek biçimde hazırlanmış delik ve mazgalları bulunan yer.
KARELEMEK
Karelere ayırmak. Bir resmi büyütme veya küçültme işleminden sonra asıl örnek olarak oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
KİNİŞ
Marangozlukta tahta üzerine boydan boya açılan, kesiti kare veya dikdörtgen biçiminde kanal.
EKOSE
Çeşitli renk ve büyüklükteki karelerden oluşan (desen veya kumaş).
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
GİYDİRMEK
Giyme işini yaptırmak. Ağır sözler söylemek, hakaret etmek.