Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kara" olan, toplam 98 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kara ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kara olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIKAŞIKARA
AŞAĞIKAŞIKARA, KEŞKÜLÜFUKARA
DİNGDİNGKARA
BALDIRIKARA, AŞAĞIİÇKARA
BAŞTANKARA, YELLİMKARA, TASMANKARA, TOSMANKARA, KIÇTANKARA, SALKIMKARA
BURNUKARA, BAĞRIKARA, BALLIKARA, NAZLIKARA, BÖĞRÜKARA, GÖNLÜKARA, MOLLAKARA, KÜLLÜKARA, KAZANKARA, ÇALTIKARA, KARNIKARA, KAÇINKARA, TUZLUKARA, AHMETKARA, ÇATALKARA, YAĞLIKARA, SIRTIKARA, YUMRUKARA, YASSIKARA, YELİMKARA
HACIKARA, TAŞIKARA, GÖZÜKARA, HAMUKARA, IŞIKKARA, KANIKARA, YAZIKARA, KAŞIKARA, KATIKARA, KATİKARA, YAŞIKARA, YANİKARA, YALIKARA, ÜZÜMKARA, SAÇIKARA, SAPIKARA, EŞENKARA, ERENKARA, YANIKARA, EKŞİKARA, BAŞIKARA, DİBİKARA, ALTIKARA
KARKARA, BAYKARA, SALKARA, BALKARA, KAPKARA, AŞIKARA, TAYKARA, YAYKARA, TORKARA, CAYKARA, ALAKARA, MALKARA, ACIKARA, MASKARA, BOZKARA, İKİKARA, İRİKARA, CİNKARA, KUŞKARA, KILKARA, ÇALKARA, ÇANKARA, ÇATKARA, ÇAYKARA, KASKARA, DALKARA, KAHKARA, KAFKARA
FIKARA, MAKARA, YOKARA, BAKARA, FUKARA, UZKARA, UÇKARA, ALKARA, TOKARA, ŞİKARA, PUKARA, MEKARA, ÇİKARA, ANKARA
KARA
KARA
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
BALLIKARA
Bir çeşit kara incir.
YELLİMKARA
Ökse. Mor çiçekli, dikenli bir ot.
KIÇTANKARA
Baştan demirleyen, kıçtan da halatlarla kıyıya bağlanan gemi.
BURNUKARA
Sivas ilinde, Şarkışla ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AŞAĞIKAŞIKARA
Isparta kenti, Kumdanlı nahiyesine bağlı bir yer.
BAĞRIKARA
İskete kuşunun bir türü (Saxicola torquata)..
AŞAĞIİÇKARA
Şanlıurfa kenti, Kabahaydar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BAŞTANKARA
Ötücü kuşlar takımının baştankaragiller familyasından, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya'da yaşayan, böcek yiyerek tarıma yararlı olan, oldukça kısa, güçlü ve sivri gagalı, çeşitli renklerde olabilen bir tür kuş (Parus major).
TASMANKARA
1.Un ve pekmezden yapılan helva. 2.Tahin ve pekmez karışımı.
KEŞKÜLÜFUKARA
Keşkül.
SALKIMKARA
Keçi ciğerlerinde oluşan bir çeşit öldürücü hastalık.
DİNGDİNGKARA
Kök tarafında tüylü yaprakları olan, kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan, kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki.
BALDIRIKARA
Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı, karabaldır.
TOSMANKARA
Pekmezle yapılan cevizli un helvası.
YUKARIKAŞIKARA
Isparta şehrinde, Kumdanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ANAVAŞYA
Göçücü balıkların Akdeniz'den Karadeniz'e çıkması, katavaşya karşıtı.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
AKYURT
Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
ALTINDAĞ
Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
AMASYA
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.