KAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kal" olan, toplam 575 adet kelime bulunmaktadır. kal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞTIRMA, KALKERLİSÜNGERLER

16 harfli kelimeler

KALKINDIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞMAK, KALDIRILIVERMEK, KALINLAŞTIRTMAK, KALKANBÖCEKLERİ, KALKINDIRABİLME

14 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞMA, KALDIRILIVERME, KALDIRIMSIZLIK, KALDIRTABİLMEK, KALDIRTIVERMEK, KALENDERLEŞMEK, KALIMLAŞTIRICI, KALINLAŞTIRMAK, KALINLAŞTIRTMA, KALIPLAŞMIŞLIK, KALIPLAŞTIRMAK, KALİSİVİRÜSLER, KALORİFERCİLİK

13 harfli kelimeler

KALAFATLANMAK, KALAKBAŞLILAR, KALDIRABİLMEK, KALDIRIMCILIK, KALDIRIVERMEK, KALDIRTABİLME, KALDIRTIVERME, KALECİKKARASI, KALENDERLEŞME, KALINLAŞTIRMA, KALINLIKÖLÇER, KALIPLAŞTIRMA, KALKINABİLMEK, KALKIŞABİLMEK, KALSİFİKASYON

12 harfli kelimeler

KALABALIKLIK, KALAFATÇILAR, KALAFATÇILIK, KALAFATLAMAK, KALAFATLANMA, KALAMANKOZAN, KALBURABASTI, KALBURCEDVEL, KALBURLANMAK, KALBURLATMAK, KALDIRABİLME, KALDIRIMBAŞI, KALDIRIVERME, KALENDERDERE, KALENDEROĞLU, KALIKDEMİRCİ, KALITBIRAKAN, KALITIMCILIK, KALİFİKASYON, KALİFORNİYUM, KALİTESİZLİK, KALKERLEŞMEK, KALKINABİLME, KALKINDIRMAK, KALKIŞABİLME, KALMUKLAŞMAK, KALORİFERSİZ, KALRETİKULİN, KALSİNOJENİK

11 harfli kelimeler

KALABAKBAŞI, KALABALIKÇA, KALAFATLAMA, KALAKLANMAK, KALAMİSTRUM, KALANTORLUK, KALAVRAHANE, KALAYCIOĞLU, KALAYLANMAK, KALAYLATMAK, KALBURBASMA, KALBURCULUK, KALBURLAMAK, KALBURLANMA, KALBURLATMA, KALDIRGAĞIŞ, KALDIRILMAK, KALDIRILMIŞ, KALDIRIMKÖY, KALDIRIMSIZ, KALEBENTLİK, KALECİKKAYA, KALEMEYDANI, KALEMKARLIK, KALENDERİYE, KALENDERLİK, KALEYDOSKOP, KALHİNDUMAK, KALIMSIZLIK, KALINHARMAN, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

KALABİLMEK, KALAFATSIZ, KALAGELMEK, KALAKALMAK, KALAKLAMAK, KALALANMAK, KALANDIRCI, KALANKALDI, KALANTORCA, KALATLAMAK, KALAYBALIK, KALAYCILAR, KALAYCILIK, KALAYLAMAK, KALAYLANMA, KALAYLATMA, KALAZOGAMİ, KALBİBÜTÜN, KALBİSELİM, KALBURLAMA, KALBURSAİT, KALBURÜSTÜ, KALDIRAYAK, KALDIRILIŞ, KALDIRILMA, KALDIRIMCI, KALDIRIMLI, KALDIRIMSI, KALDIRTMAK, KALEBAYIRI, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

KALABAKLI, KALABALIG, KALABALIK, KALABALOH, KALABİLME, KALAFATÇI, KALAFATLI, KALAGEZEN, KALAYCILI, KALAYHANE, KALAYLAMA, KALBİNDİN, KALDEZMON, KALDIRICI, KALDIRMAK, KALDIRTMA, KALEBALTA, KALEBOLUH, KALEBOYNU, KALEBURCU, KALECİLİK, KALEDÖVEN, KALEGÜNEY, KALEHİSAR, KALEKIŞLA, KALEMOĞLU, KALENDERİ, KALENSÖVE, KALICILIK, KALINAĞAÇ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

KALAAZAR, KALADANA, KALAMATA, KALAMAZO, KALANDIR, KALANTOR, KALASTRA, KALAYCIK, KALAYLAÇ, KALAYSIZ, KALBURCU, KALBURLU, KALÇALIK, KALÇASIZ, KALÇINCI, KALDIRAÇ, KALDIRAK, KALDIRAN, KALDIRIK, KALDIRIM, KALDIRIŞ, KALDIRMA, KALDİRİK, KALDUMAK, KALEALTI, KALEARDI, KALEBAŞI, KALEBENT, KALEDAĞI, KALEDERE, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KALABAK, KALACOŞ, KALACUŞ, KALACÜK, KALADAK, KALADAN, KALAFAT, KALAGAN, KALAGAY, KALAGAZ, KALAĞAN, KALAĞIZ, KALAHAT, KALAKÇI, KALAKLI, KALAKLU, KALAKÖY, KALAMAK, KALAMAR, KALAMİA, KALAMİN, KALAMİT, KALAMUS, KALANCA, KALAVRA, KALAYCI, KALAYIK, KALAYIN, KALAYLI, KALAYSI, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

KALABA, KALAÇA, KALAÇI, KALAFA, KALAĞU, KALAİT, KALAVA, KALAZA, KALBEN, KALBUR, KALÇAK, KALÇIN, KALDAN, KALECİ, KALELİ, KALEME, KALEMİ, KALEVİ, KALFAT, KALGAY, KALGIN, KALICI, KALING, KALİKO, KALİKS, KALİTE, KALKAN, KALKAP, KALKAR, KALKER, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KALAÇ, KALAG, KALAH, KALAK, KALAM, KALAN, KALAO, KALAS, KALAT, KALAY, KALAZ, KALBİ, KALCI, KALÇA, KALEF, KALEM, KALEY, KALFA, KALGI, KALIB, KALIC, KALIÇ, KALIK, KALIM, KALIN, KALIP, KALIŞ, KALIT, KALİH, KALİN, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

KALA, KALE, KALI, KALİ, KALP

3 harfli kelimeler

KAL

Bazı kelimelerin anlamları

KAL

Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi. Söz, lakırtı, laf.

KALINLAŞTIRTMAK

Kalınlaştırma işini yaptırmak.

KALABALIKLAŞMA

Kalabalıklaşmak işi.

KALABALIKLAŞMAK

Kalabalık duruma gelmek.

KALKINDIRABİLME

Kalkındırabilmek işi.

KALDIRTABİLMEK

Kaldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KALABALIKLAŞTIRMA

Kalabalıklaştırmak işi.

KALKANBÖCEKLERİ

Birçok türü, tarım ve orman bitkilerinde asalak yaşayan, kınkanatları kalkanımsı böcekler familyası.

KALENDERLEŞMEK

Kalenderce davranmak veya yaşamak.

KALKERLİSÜNGERLER

(Calcarea),iyi bilinir.

KALDIRILIVERME

Kaldırılıvermek işi.

KALDIRTIVERMEK

Kaldırıvermek.

KALDIRILIVERMEK

Çabucak kaldırılmak.

KALIMLAŞTIRICI

E kümesi üzerinde etkiyen bir M tekçesi ve bir altkümesi için kümesi.

KALDIRIMSIZLIK

Kaldırımsız olma durumu.

KALKINDIRABİLMEK

Kalkındırmaya gücü olmak.

  -   -   -  

Anlamında KAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

AFRİKALILIK

Afrikalı olma durumu.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AĞYAR

Başkaları, yabancılar, eller.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.