KADEM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kadem" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. kadem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kadem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kadem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KADEMELENDİRMEK

14 harfli kelimeler

KADEMELENDİRME

12 harfli kelimeler

KADEMELENMEK

11 harfli kelimeler

KADEMELEMEK, KADEMELENME, KADEMSİZLİK

10 harfli kelimeler

KADEMELEME

9 harfli kelimeler

KADEMESİZ, KADEMHANE

8 harfli kelimeler

KADEMELİ, KADEMSİZ

7 harfli kelimeler

KADEMLİ

6 harfli kelimeler

KADEME

5 harfli kelimeler

KADEM

Bazı kelimelerin anlamları

KADEM

Ayak. Uğur (I).

KADEMELENDİRME

Kademelendirmek işi.

KADEMESİZ

Kademesi olmayan.

KADEMSİZ

Uğursuz.

KADEMLİ

Uğurlu.

KADEMELEME

Kademelemek işi.

KADEMELENMEK

Kademeli duruma gelmek.

KADEMELENME

Kademelenmek durumu.

KADEMHANE

Tuvalet.

KADEME

Aşama, basamak, derece. Motorlu araçların bakım ve onarım işlerinin yapıldığı birim, bakımevi.

KADEMELEMEK

Kademeli bir biçimde düzenlemek.

KADEMSİZLİK

Uğursuzluk.

KADEMELİ

Aşamalı.

KADEMELENDİRMEK

Kademeli duruma getirmek.

  -   -   -  

Anlamında KADEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KADEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DERECELİ

Derecesi olan. Derecelere ayrılmış, kademeli.

YÜKSEKOKUL

Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.

NÜFUZLU

Sözü geçer, istediğini yaptıran, erkli. Makamı yüksek, kademesi üst.

VİNTERİZASYON

Kademeli olarak soğutulan ve düşük sıcaklıklarda yavaşça karıştırılıp bekletilerek elde edilen donmuş asitlerin süzülerek yağdan uzaklaştırılması.

UĞURSUZLUK

Bazı olaylarda görülen ve insana kötülük getirdiğine inanılan belirti veya bazı nesnelerde var olduğuna inanılan güç, kademsizlik, meymenetsizlik, nuhuset, şeamet, şomluk.

AKADEMİCİLİK

Akademici olma durumu.

AKADEMİK

Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

ÇIKIŞLI

Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun.

KURMAY

Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp. Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay).

AŞAMALI

Aşaması olan, kademeli.

TUVALET

İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.

MAİYET

Üst görevlinin yanında bulunan kimseler, alt kademedekiler.

LİSANS

Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.

KONUŞU

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

ÇİZELGE

Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.

UĞUR

Bazı olaylarda görülen ve insana iyilik getirdiğine inanılan belirti ya da bazı nesnelerde var olduğuna inanılan iyilik kaynağı. Hedef, amaç, erek, gaye, yol. İyi nitelik, meymenet, kadem. Talih, şans. Ön veya yan. Bu nitelikte olduğuna inanılan şey.

UĞURLU

Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.

DOKTOR

Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.