Kelimeler arşivi içinde; başında "kabe" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. kabe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kabe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kabe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KABERGOLİN, KABERTLEME
KABETMEK, KABEYOLU
KABERLİ
KABESU
KABEÇ, KABEK, KABEL, KABEM, KABEŞ
KABE
KABE
Arapça kökenli Kâ'be: Kâbe. Mekke'de bulunan, Müslümanlarca kıble olarak kabul edilen ve hac ibadeti yapılırken tavaf edilen kutsal yer. Bir kimsenin taptığı, kutsal saydığı yer.
KABEŞ
Boynuzu çıkmayan küçükbaş ya da büyükbaş hayvan.
KABEK
Mantar.
KABERLİ
Değerli, iyi : Elmas haberlidir.
KABEÇ
Büyük, iri ağaç.
KABERTLEME
Yağda kızartılmış ekmek.
KABEM
Kına gecesi gelinin etrafında dolaşarak söylenen mani, türkü.
KABEYOLU
Samanyolu.
KABESU
Yaprakları açık sarı, ince, kokulu bir çiçek.
KABEL
Köpek yavrusu.
KABETMEK
Konuşmak, söylemek : Çocuk kâbetmeğe daha başlamadı.
KABERGOLİN
Yapıca ve farmakolojik etki bakımında bromokriptine benzeyen dopamin almaçları üzerine güçlü agonistik etkisi bulunan ve köpeklerin klinik yalancı gebelikleri gibi hiperprolaktinemi tedavisinde kullanılan ilaç.
Bu bölümde tanımı içerisinde KABE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
REGEBET
Arapça kökenli rekabet.: rekabet.
İADE
Alınmış bir şeyi geri verme. Karşılıklı olarak yapma, mukabele etme. İadeli. Verilen bir şeyi almayarak geri çevirme, reddetme.
RAKİPLİK
Birbirine rakip olma durumu, rekabet.
YARIŞMA
Yarışmak işi, müsabaka. Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım. Başkalarından üstün olmaya çalışma. Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet.
MUKABELECİLİK
Mukabeleci olma durumu.
ATOMİSİTE
Üretici ve tüketicilerin hiçbirinin piyasa fiyatını tek başına etkileyemeyecek kadar fazla sayıda olması durumunu anlatan tam rekabet koşullarından biri.
KOMPETİTİF
Rekabetçi.
REKABETÇİLİK
Rekabetçi olma durumu.
YARIŞMAK
Üstünlük kazanmak amacıyla bir yarışmaya katılmak. Başkalarından üstün olmaya çalışmak, rekabet etmek. Bir yarışmada başkalarından üstün olmak için çaba göstermek.
AYGUT
Yemeklik, yemeğe konan çeşitli şeyler, yemek malzemesi. Tarhana yapmak için hazırlanmış baharlı yoğurt. Karşılık, mükâfat. Bilmukabele, karşılık olarak.
KARŞILIK
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
MÜGEBELE
Arapça kökenli mukabele: mukabele.
AGREGASYON
Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. Saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. Birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
ÇOKEL
Söğüş eti. Tam rekabet ile azel piyasasının arasında yer alan ve sunumun çok sayıda satıcı tarafından yapıldığı ve satıcıların piyasayı etkileyebildiği, gerçek yaşamdaki piyasa yapısına yakın olduğu ileri sürülen durum.
DENETLEME
Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
KORUMACILIK
Ekonomik gücü yükseltmek için ulusal ekonominin gümrük tarifeleri ile dış rekabete karşı korunmasını savunan görüş, himayecilik. Devletin dış ticarete müdahale ederek yerli üreticileri dış rekabet karşısında korumaya yönelik izlediği dış ticaret politikası.
YARIŞ
Yarışma. Yarışma, rekabet.
REKABETÇİ
Rekabet yanlısı olan kimse, yarışçı, kompetitif.
GÜNÜLEŞMEK
Birbiriyle rekabet etmek.