Kelimeler arşivi içinde; başında "ıslak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ıslak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ıslak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ıslak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ISLAK
Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan. Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış.
ISLAKKARGA
Çok korkan, çekingen, ürkek.
ISLAKLIK
Islak olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ISLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NEM
Havada bulunan su buharı. Hafif ıslaklık, rutubet.
SIRILSIKLAM
Büsbütün ıslak, çok ıslak, sırsıklam.
IPISLAK
Çok ıslak, her yanı ıslak.
SIRSIKLAM
Büsbütün ıslak, çok ıslak, sırılsıklam.
KAYGAN
Islak veya düz olduğundan kaydırıcı özelliği bulunan veya üzerinde kayılan, zıypak.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
KURUTMAK
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek. Çok susamak. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek.
TAKUNYA
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın.
NEMLİ
Nemi olan, az ıslak, rutubetli, kuru karşıtı. Yaşlı (göz).
MESH
Bir şeyi elle sıvazlama. Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürme.
KAYMAK
Sütün ya da yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka. Anlamı değişmek. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Durum değiştirmek. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Kurtulmak. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek.
MERMERCİ
Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.
SİLMEK
Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek. Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak. Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak. İlişkisini koparmak, yok saymak. Üzerini çizerek atmak, yok etmek. Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek.
ISLATMAK
Islak duruma getirmek. Dayak atmak veya ağır hakarette bulunmak. Mutlu bir olayı yeme içme ile kutlamak.
ISLANMAK
Islak duruma gelmek.
KIZIŞMAK
Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.
KURULAMAK
Bir şeyin üzerindeki ıslaklığı gidermek.
MİZANPLİ
Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılmış olan tarama biçimi.
ISLATILMAK
Islatma işi yapılmak, ıslak duruma getirilmek.