Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ılt" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ılt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ılt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ılt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ILT
Enfeksiyöz larengotrakeitis.
HILT
Karışık. Tortu: Yağı erittim, fakat hıltı çok çıktı. Harmanda tam saman haline gelmemiş ekin. Kışın el ve ayak parmaklarının soğuktan kızararak şişmiş durumu. Hile: İşin içine hılt karıştırma. Dürüst olmayan, bencil, düzmeci kişi. Can sıkıntısı. Bol, geniş, gevşek. Şişman ve uyuşuk kişi. İyi yoğrulmamış, çiğ. Humor.
SARGILT
Sarkık.
KILT
Yatağın baş ya da ayakucu.
GILT
Yatağın baş tarafı. Uç, taraf; baş gılti, ayah gılti.
BAŞKILT
Yatağın baş tarafı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYILTTIRMA
Bayılttırmak işi.
HARLAK
Harıltı ile akan su, çağlayan.
CIZIRTILI
Cızırdayan, cızırtısı olan, cızıltılı.
FISIRTI
Fısıltı.
CIVILTILI
Cıvıltısı olan.
ÇAĞILTILI
Çağıltısı olan.
BAYILTMA
Bayıltmak işi.
GÜMÜŞSERVİ
Ayın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.
FALSO
Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.
FLAŞ
Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.
CIZIRTI
Cızırdama sırasında çıkan sesin adı, cızıltı.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
BALKIR
Parıltı. Şimşek.
AYILTMA
Ayıltmak işi.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
FOYA
Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
DARILTMA
Darıltmak işi.
FISILDANMAK
Fısıltı hâlinde söylenmek.
BÜVE
Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).