ILT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ılt" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ılt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ılt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ılt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ILT

Enfeksiyöz larengotrakeitis.

ILTAR

Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir.

ILTARMAK

Çuval, heybe ve benzerleri şeyleri onarmak.

  -   -   -  

Anlamında ILT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ILT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HARLAK

Harıltı ile akan su, çağlayan.

BÜVE

Genellikle sığırlara saldıran, onların kanını emen, vızıltılarıyla tedirginlik yaratan sokucu sinek, büğelek, dızdız (Hypoderma bovis).

FALSO

Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.

BAYILTMA

Bayıltmak işi.

BİLGİCİLİK

Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.

GÜMÜŞSERVİ

Ayın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm.

AYILTMA

Ayıltmak işi.

BAYILTTIRMA

Bayılttırmak işi.

CIZIRTI

Cızırdama sırasında çıkan sesin adı, cızıltı.

FOYA

Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altlarına konan ince metal yaprak.

ÇAĞILTILI

Çağıltısı olan.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

FISIRTI

Fısıltı.

FLAŞ

Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber). Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba. Gösterişe, ilgiye düşkün. Televizyon yayınlarında görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü ışıltı. Ünlü, gözde.

CIZIRTILI

Cızırdayan, cızırtısı olan, cızıltılı.

CIVILTILI

Cıvıltısı olan.

BALKIR

Parıltı. Şimşek.

DARILTMA

Darıltmak işi.

BLÖF

İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.

FISILDANMAK

Fısıltı hâlinde söylenmek.