HIZLAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hızlan" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. hızlan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hızlan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hızlan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

HIZLANDIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

HIZLANDIRABİLME

14 harfli kelimeler

HIZLANDIRILMAK

13 harfli kelimeler

HIZLANABİLMEK, HIZLANDIRILMA

12 harfli kelimeler

HIZLANABİLME, HIZLANDIRICI, HIZLANDIRMAK

11 harfli kelimeler

HIZLANDIRMA

9 harfli kelimeler

HIZLANMAK

8 harfli kelimeler

HIZLANIŞ, HIZLANMA

6 harfli kelimeler

HIZLAN

Bazı kelimelerin anlamları

HIZLAN

"Hız kazan, hızını artır" anlamında kullanılan bir isim".

HIZLANDIRILMAK

Hız verilmek, hızı artırılmak.

HIZLANDIRABİLMEK

Hızlandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HIZLANDIRILMA

Hızlandırılmak işi.

HIZLANMAK

Hız almak, hızı artmak.

HIZLANDIRMA

Hızlandırmak işi.

HIZLANIŞ

Hızlanma işi.

HIZLANABİLME

Hızlanabilmek işi.

HIZLANMA

Hızlanmak işi.

HIZLANDIRICI

Promotere göre ileri veya geri durumlarda görev yapan ve bazı ökaryot genlerde bulunan, promoterlerin kullanımını artıran bir tip kontrol yeri. Örtme işleminde kullanılan kimi çözeltilerin, tepkimelerini hızlandırmak için kullanılan özdek. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek.

HIZLANDIRABİLME

Hızlandırabilmek işi.

HIZLANABİLMEK

Hızlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HIZLANDIRMAK

Hız verilmek, hızı artırılmak.

  -   -   -  

Anlamında HIZLAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HIZLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNİŞ

İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.

ÇABUKLAŞTIRMAK

Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek.

ÇABUKLAŞMAK

Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.

ENZİM

Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

KORKU

Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

MAHMUZ

Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı. Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı.

BETATRON

Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

KIZIŞMAK

Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. Hızlanmak, hareketlenmek. Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak.

İVMEÖLÇER

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

ÇARDAŞ

Ağır ritimlerle başlayan ve giderek hızlanan Macar halk dansı.

ELEKTRODİYALİZ

Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.

KORTİZON

Yaralanmanın, korkunun veya soğuğun yol açtığı stresler sonucu vücutta şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon.

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

FAYRAP

Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.

KAMÇILAMAK

Kamçı ile vurmak. İsteklendirmek, özendirmek, teşvik etmek. Yağmur, kar, rüzgâr hızla çarpmak. Etkinliğini artırmak, hızlandırmak.

ÇURLATMAK

Hızlandırmak.

GAZLAMAK

Gaz yağı sürmek. Kaçmak. Motorlu taşıtlarda aracın hızlanmasını sağlamak için gaz pedalına kuvvetle basmak.

KOPARMAK

Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

MAHMUZLAMAK

Hızlanması için hayvanı mahmuzla dürtmek, topuklamak.