Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hit" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MALONDİALDEHİT
GLİSERALDEHİT
SİNAMALDEHİT, MALONALDEHİT
FORMALDEHİT, ANİSALDEHİT
ABDÜLVAHİT
MÜTEAHHİT
MUVAHHİT, MÜÇTEHİT, MÜTTEHİT
ALDEHİT, OSSAHİT, ŞEVAHİT, MÜŞAHİT, MÜCAHİT
TEVHİT, MÜLHİT, HİLHİT
ŞEHİT, ŞAHİT, VAHİT, ZAHİT, CAHİT, MUHİT, LAHİT, NAHİT
AHİT
HİT
Liste başı.
ŞEVAHİT
Şahitler, tanıklar.
ABDÜLVAHİT
Tek ve eşsiz olan Tanrı'nın kulu.
MÜŞAHİT
Gözlemci.
MUVAHHİT
Tanrı'nın birliğine inanan.
MÜTEAHHİT
Yüklenici.
MALONDİALDEHİT
Balıklarda oksidasyon derecesini belirleyen tiyobarbutirik asit değerinin ölçülmesinde konsantrasyonu değerlendirilen, lipitlerin oksidasyonu sonucu meydana gelen bir bileşik.
MÜTTEHİT
Birlik durumuna gelmiş, birleşik, birlik olmuş.
OSSAHİT
Hemen, anında.
FORMALDEHİT
Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
ANİSALDEHİT
Yemlere katılan sentetik tatlandırıcı.
MALONALDEHİT
Lipit oksidasyonu sonucunda şekillenen ikincil bir aldehit.
SİNAMALDEHİT
Formülü PhCH=CHCOOH , Sinnamon yağının esas bileşeni olan lezzet verici ve kaşıntı giderici olarak ve parfümeride kullanılan alkol, eter, kloroform ve yağlarla karışan sarımsı renkte, uçucu ve kendine has özellikte bir sıvı.
GLİSERALDEHİT
Gliserolün oksidasyonuyla oluşan bir madde. Üç karbonlu aldoz monosakkarit.
MÜÇTEHİT
Bir konuda ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇÖKÜM
Çökme biçimi, inhitat.
FORMOL
Formaldehitin % 40'lık sulu çözeltisi.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.
ANTLAŞMAK
Antlaşma yapmak, ahitleşmek.
GÖZLEMCİ
Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
BAKALİT
Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine.
BİRLEME
Bir etme, tek duruma getirme. Tanrı'nın birliğini dile getirme, tevhit.
BİRLEŞİK
Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.
ALPEREN
Derviş. Mücahit.
ÇÖKÜŞ
Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.
İNGİNLİK
İngin olma durumu. Güçten düşme, yaşlanma, inhitat.
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
ETRAF
Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
HAVA
Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.
GESTAPO
Almanya'da Hitler döneminde kurulan gizli, siyasi polis örgütü.
ANT
Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.
ETİ
Hitit.
HİTABEN
Sözü birine yönelterek, hitap yoluyla.
DENİZ
Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.