HEYKE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "heyke" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. heyke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu heyke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heyke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HEYKELLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

HEYKELLEŞTİRME, HEYKELTIRAŞLIK

11 harfli kelimeler

HEYKELCİLİK, HEYKELSÜTUN, HEYKELTIRAŞ

8 harfli kelimeler

HEYKELCİ, HEYKELLİ

7 harfli kelimeler

HEYKERİ

6 harfli kelimeler

HEYKEL, HEYKET

5 harfli kelimeler

HEYKE

Bazı kelimelerin anlamları

HEYKE

Derince kap, kâse.

HEYKELLEŞTİRME

Heykelleştirmek işi veya biçimi.

HEYKELTIRAŞLIK

Heykelcilik.

HEYKELCİLİK

Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.

HEYKELLEŞTİRMEK

Heykel durumuna getirmek.

HEYKELTIRAŞ

Heykelci.

HEYKELCİ

Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.

HEYKELSÜTUN

(Mimarlık) Yunan tapınaklarında ve Uyanış Çağı mimarlık yapıtlarında, sütun üstü kirişlerini taşıyan kadın ya da erkek betili sütun.

HEYKEL

Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.

HEYKET

Masal. Eğlenceli konuşma. Yergi, kovuculuk.

HEYKERİ

Çevresine altın paralar dizilmiş olan üçgen biçiminde gümüş nazarlık.

HEYKELLİ

Heykeli olan.

  -   -   -  

Anlamında HEYKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEYKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜST

Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü. Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü.

AKADEMİCİ

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.

OYLUMLAMAK

Resim ve heykelde ögelere oylum duygusu ve biçim vermek. Küçülterek yapmak.

SFENKS

Yunan mitolojisinde, geçen yolculara birtakım bilmeceler sorarak bilemeyenleri yuttuğuna inanılan efsanevi yaratık. Mısır'da eski Mısırlılar çağından kalma kadın başlı, aslan vücutlu heykel.

ONARMAK

Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.

MANKEN

Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.

STATÜ

Bir kimsenin, bir kurum veya bir toplum içindeki durumu. Tüzük. Kadro bakımından bağlı olduğu durum, pozisyon. Heykel.

ONARIM

Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

BETİSİZ

İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunmayan (resim veya heykel), nonfigüratif (sanat).

EROSÇU

Roman, hikâye, heykel, resim vb. sanat eserlerinde aşk konusuna ve cinsel ilişkilere geniş yer veren sanatçı.

BİBLO

Çeşitli maddelerden yapılmış olan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası.

OYLUMLAMA

Oylumlamak işi. Kil, bal mumu gibi kolayca biçimlendirilebilen maddeleri, yapılacak heykellere model hazırlamak üzere hacimli olarak biçimlendirme, taslak yapma, modelaj.

FİGÜR

Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi. Birbirini izleyerek melodik ve ritmik bakımdan bir bütün oluşturan notalar grubu. Bir dansı veya oyunu oluşturan ölçülü adımlarla beliren zincirleme hareketlerden her biri.

KURMACILIK

Resim ve heykelde, eseri geometrik ögeleri ile kurmayı temel alan anlayış, konstrüktivizm.

ATÖLYE

Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik.

BETİLİ

İçinde insan, hayvan ve doğa ögeleri bulunan (resim veya heykel), figüratif.

MODEL

Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.

MOBİL

Hareketli, taşınabilir. Parçalar hâlinde yapılmış olup hava hareketleriyle kımıldayan heykel.

BETİ

Resim ve heykel sanatlarında varlıkların biçimi.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.