Sonu HEVE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "heve" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu heve ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında heve olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde heve olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HEVE

Halı dokuma tezgâhında kullanılan demir ya da ağaç araç. Halı ve kilim dokunurken kullanılan demir tarak. (Amasya; Baykara Selim Kars).

  -   -   -  

Anlamında HEVE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HEVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAPIŞMAK

Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

HEVESSİZLİK

Hevessiz olma durumu.

HEVESLİ

Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.

ARZULU

İstekli, hevesli.

HEVESSİZ

Hevesi olmayan, istek duymayan.

FANTEZİ

Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

YATMAK

Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.

ARZU

İstek, dilek. Heves.

HEVESLİLİK

Hevesli olma durumu.

İSTEKLENMEK

Bir şeye karşı istek duymak, heveslenmek.

ARZUSUZ

İsteği, hevesi olmayan.

ACIKCICIK

Heves, istek.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

YELTENMEK

Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek.

KEYİF

Vücut esenliği, sağlık. Rahat, huzur, afiyet. Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı. İstek, heves, zevk. Esrar. Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum. Yolsuz ve kural dışı istek.

MERAK

Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves.

HEVESLENMEK

İsteklenmek, heves etmek, çok istemek, eğilim duymak.

AMRUKMAK

Heveslenmek, özenmek, imrenmek.