HELİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "heli" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. heli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu heli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

HELİCELLİDAE, HELİKOBAKTER

11 harfli kelimeler

HELİKOTREMA, HELİKLETMEK, HELİMLENMEK

10 harfli kelimeler

HELİKÇORBA, HELİKOPTER, HELİMLEMEK, HELİKLEMEK, HELİKAZLAR

9 harfli kelimeler

HELİSİNUS, HELİCİDAE, HELİCELLA

8 harfli kelimeler

HELİPORT, HELİGÜLÜ, HELİKOİD, HELİKOİT

7 harfli kelimeler

HELİZEN, HELİSEL, HELİSİN, HELİKON, HELİKAZ

6 harfli kelimeler

HELİKS, HELİKE, HELİSA, HELİSE, HELİGE, HELİFE, HELİZE

5 harfli kelimeler

HELİM, HELİP, HELİS, HELİK

4 harfli kelimeler

HELİ

Bazı kelimelerin anlamları

HELİ

Ceviz içi.

HELİGÜLÜ

Değnek, topaç ve kozakla oynanan bir çeşit çocuk oyunu.

HELİCELLİDAE

Stylommatophora alt takımında bulunan ve insanlarda enfeksiyona neden olan kimi trematodlara ara konaklık yapan kara salyangozu ailesi.

HELİKÇORBA

Un, mercimek ve bulgurdan yapılan çorba. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

HELİMLEMEK

İyice pişmek.

HELİKAZLAR

DNA kopyalanması başlamadan önce, çift sarmal DNA'nın replikasyon çatalı oluşturmasını sağlayan bir grup enzim.

HELİKOBAKTER

İnsan ve çeşitli hayvan türlerinin sindirim sistemlerinde bulunan ve özellikle midede yangısal değişikliklere neden olan helikal veya spiral biçimli mikroorganizmalar.

HELİPORT

Helikopter pisti.

HELİCELLA

Helicellidae ailesinde bulunan, Avrupa'da küçük karaciğer kelebeği Dicrocoelium dentriticum'a ara konaklık yapan kara salyangozu cinsi.

HELİCİDAE

Pulmonata takımında, Stylommatophora alt takımında bulunan Alocinma ve Helix cinslerini içeren, kara ve tatlı sularda yaşayan salyangoz ailesi.

HELİKOTREMA

Sarmal (helezon) delik.

HELİSİNUS

Heliksle ilgili, kıvrımlı.

HELİKOPTER

Dik iniş ve çıkış yapabildiği için dar yerlerde de kullanılabilen, tepeden pervaneli, uçan taşıt.

HELİKLEMEK

Duvar örerken büyük taşlar arasındaki boşlukları küçük taşlarla doldurmak.

HELİKLETMEK

Duvardaki boşlukları küçük taşlarla doldurtmak.

HELİMLENMEK

Yemek koyulaşmak.

  -   -   -  

Anlamında HELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SARMAŞIK

Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki (Hedera helix).

HELİKOİT

Helis biçiminde eğri yüzey.

ALİGOPTER

Helikopter.

AMANDİBULATA

Antenleri ve alt çeneleri bulunmayan örümcek, akrep, kene ve uyuz etkenleri gibi eklem bacaklılar. Bu canlılarda ağzın arkasındaki birinci ek yapı keliser adı verilen beslenme organına dönüştüğünden bu alt bölümdeki canlılar Chelicerata olarak da adlandırılmaktadır.

ZANLI

Şüpheli.

ÇÜRÜKLÜK

Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.

ADENOVİRÜSLER

İki iplikli DNA' sı olan virüs grubu; hayvanlarda bazı tümörlere sebep olan, 70-90nm çapında, 252 kapsomerden oluşan ikozahedral bir protein kılıf içinde düz bir DNA çift heliksi kapsayan, birçok serotipleri patojen olan, adenovirüs tip II insan dahil memelilerde solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler. Hayvanlarda bazı tümörlere neden olan, boyutları 70-90 nm ve çift zincirli DNA molekülüne sahip virüsler, Adenoviridae. Pek çok canlı türünde, genellikle üst solunum sisteminde, gizli seyirli enfeksiyonlara neden olan, çift iplikli DNA genom yapısına sahip ve yaklaşık 70 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Adenoviridae.

ÇİRKİN

Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).

MÜTEFERRİKA

Küçük giderler için ayrılan para. Padişah, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde çalışan kimse. Güvenlik kuruluşlarında şüpheli kimselerin ilgili yerlere gönderilmek için geçici olarak barındırıldıkları bölüm.

MORG

Hastanelerde veya mezarlıklarda ölülerin belirli süre için saklandıkları soğuk ortam. Adliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun belirlenmesi için ölülerin konulduğu ve incelendiği yer.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

SET

Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılmış olan kalın duvar. Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük. Takım, grup. Seki. Ateşli silahlarda namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü. Masa tenisi, voleybol vb. oyunlarda maçın her bir bölümü.

CHAGASİA

Orta ve Güney Amerika'da Anophelini takımında, Anophelinae alt ailesinde bulunan sivrisinek cinsi.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

AKSOPODYUM

Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan Radiolaria ve Heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

KUŞKULU

Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli. Kuşkucu. Kuşku içinde olan, şüpheli.

ALABULA

Çok renkli, karışık renkli. Kırmızımsı ve karamsı renkli eşya. Bulanık, biçimsiz, başka şekilde: Gözlerim alabula görmeğe başladı. Baştan savma, acele, yarım yamalak. İkiyüzlü, iki taraflı, şüpheli adam veya iş: Kadın lâfı alabula söylüyor.

SALYANGOZ

Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

ALIGOPDAR

Helikopter.

SARMAL

Dolana dolana oluşmuş, birbirini izleyen, helisel, helezonlu, helezoni. İçinden çıkılmaz (durum).