Kelimeler arşivi içinde; sonunda "halay" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu halay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında halay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde halay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HALAY
HALAY
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
Bu bölümde tanımı içerisinde HALAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HALAYLAMA
Vahşi hayvanları kaçırmak için bağırma: Bir ayı gördüm çok korktum, halaylıyamadım.
DÖNDERME
İnce söğüt dalından örülen, kulpsuz, ağzı geniş, yemeklerin üstüne örtülen bir çeşit sepet. Mayasız hamurdan yapılan ve yağda kızartılan pide. Kuru yufkadan yapılmış börek. Birinin gönderdiğine ısmarladığına karşılık gönderme: Bu ne kahvesi ? Siz ona kahve ısmarladınızsa o da dönderme yaptı. Bar denilen halay oyununda oyunculardan ilk üç kişinin söylediği türküyü biraz sonra başka üç kişinin tekrarlaması. Doğu Anadolu saz ozanları arasında kullanılan dörtlük sonlarındaki kavuştak.
HALALIK
Hala olma durumu, bibilik. Halaya yakışan davranış.
HALAYLİM
Çalım: Bugün yolcu kafilesi halaylimli geçti.
HELAYIH
Arapça kökenli halâik: halayık.
DÜZAYAK
İçinde merdiven veya inilip çıkılacak bölüm bulunmayan (ev, yol). Özellikle Orta Anadolu'da oynanan bir halay türü.
GIÇKIRMAK
Halay oyununda ayaklan bükerek bir çeşit figür yapmak.
HALAYIKLIK
Halayık olma durumu.
DİLLAN
Kadınlı erkekli oynanan halay. Bir çeşit saz, tambur.
HORİTMEK
Halay çekmek. Halay çekmek anlamına.
HALAYIKLI
Halayığı olan.
DİLAN
Kadınlı erkekli oynanan halay. Gönüller, yürekler.
DALLIKE
Gurup halinde oynanan halay gibi ve çok hareketli bir oyun ve müziği.
KALFA
Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı. Mimar yardımcısı. Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren kimse. İptidailerde hoca yardımcısı. Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın.
CARİYE
Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.
ÜÇAYAK
Fotoğraf makinesi, televizyon kameraları vb. aletlerin üzerine oturduğu üç ayaklı düzen. Sacayağı. Bir halay türü.
AKIŞTA
"Halay" ya da "nanay" denilen, beş altı kişinin yüksek sesle koro halinde söyledikleri, başka bir kümenin de bu havaya uyarak oynadığı oyunlar arasında sorulu - yanıtlı söylenen "bayati" biçimdeki koşuk. bk. bayati.
HALEY
Halay. Hâlâ. Halay, davul zuma eşliğinde oynanan halk oyunu.
KALAYIK
Halayık, cariye. Sakarya ilinde, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DEPKİ
Av tüfeklerini temizlerken yün ve paçavra tepmeye, silâhı doldururken sıkılamaya yarayan çubuk, harbi. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Çeltikçilerin su yollarının çamurunu atmak için kullandıkları bir çeşit kürek. Halay: Bir düğün olsa da doyasıya bir depki oynasak. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı.