GÜCÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gücü" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. gücü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gücü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gücü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÜCÜRGÜLENMEK

11 harfli kelimeler

GÜCÜRLENMEK, GÜCÜRGETMEK, GÜCÜRGENMEK

10 harfli kelimeler

GÜCÜMSEMEK

9 harfli kelimeler

GÜCÜKDENE, GÜCÜNKAYA, GÜCÜMSEME, GÜCÜKTENE, GÜCÜMENİK, GÜCÜLELEN, GÜCÜLEMEK, GÜCÜLEYİN

8 harfli kelimeler

GÜCÜZMEK, GÜCÜNMEK, GÜCÜKLÜK, GÜCÜKLER, GÜCÜGÜCÜ

7 harfli kelimeler

GÜCÜLEN, GÜCÜMEN, GÜCÜKSU, GÜCÜNEN, GÜCÜĞEN, GÜCÜCÜK, GÜCÜCEK

6 harfli kelimeler

GÜCÜLE, GÜCÜYH

5 harfli kelimeler

GÜCÜN, GÜCÜK, GÜCÜŞ

Bazı kelimelerin anlamları

GÜCÜ

Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

GÜCÜLEMEK

İşini becermek. Takip etmek.

GÜCÜMSEME

Gücümsemek işi.

GÜCÜKDENE

Lâbada, pazı.

GÜCÜZMEK

Canı sıkılmak, üzülmek. Çocuk yaramazlık yapmak. Etkilenmek, müteessir olmak: Bu iş olmadı diye gücüzme.

GÜCÜRGENMEK

Bir işi isteksiz, gönülsüz yapmak, üşenmek. Elinden gelen iyiliği yapmak. Güç saymak, zor bulmak. Gücenmek, gücüne gitmek.

GÜCÜKTENE

Lâbada, pazı.

GÜCÜRGETMEK

Zahmet vermek.

GÜCÜMENİK

Küçük, ufak.

GÜCÜNMEK

Şüphelenmek. Kendisine güç gelmek, güçlük duymak.

GÜCÜMSEMEK

Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak.

GÜCÜLELEN

Ancak, güçlükle, zorla.

GÜCÜNKAYA

Aksaray ilinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

GÜCÜRGÜLENMEK

Bir işi isteksiz, gönülsüz yapmak, üşenmek.

GÜCÜRLENMEK

Güç görmek.

GÜCÜLEYİN

Hemen, şimdi, yeni. Ancak, güçlükle, zorla.

  -   -   -  

Anlamında GÜCÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATLETİZM

Beden gücünü, çevikliği, yetenekleri geliştirmeye yarayan koşu, atlama, ağırlık kaldırma, atma vb. tek başına yapılmış olan bireysel sporların genel adı.

BAHADIR

Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse, batur.

AKIL

Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.

BASINÇ

Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

BAĞIMSIZ

Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

BAĞIM

Bir şeyin veya bir kimsenin gücü ve etkisi altında bulunma durumu.

AYIRICI

Ayırma özelliği veya gücü olan. Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

BAŞPEHLİVAN

Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.

ARAÇ

Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

ATILIMCI

Durumunu geliştirme gücü gösteren, atılım yapan, hamleci.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.