Sonu GÖÇE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "göçe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu göçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında göçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde göçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÖÇE

Kadın donu. Alevde ütülmüş taze arpa ya da buğday. Mısır kırmasından yapılan çorba. İstanbul ilinde, Ağva nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında GÖÇE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAÇMAK

Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.

ÇERGE

Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.

GÖÇERME

Göçermek işi. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikme.

BILDIRCIN

Tavukgillerden, boz renkli, benekli, yurdumuzda en çok sonbaharda eti için avlanan, etinden ve yumurtasından yararlanılan göçebe kuş (Coturnix).

BAĞIRTLAK

Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).

KIZILKUYRUK

Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).

GÖÇEBE

Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).

ÇULLUK

Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola).

KIŞLAK

Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.

GÖÇERTME

Göçertmek işi.

GÖÇER

Göçebe.

GÖÇEBELİK

Göçebe olma durumu, göçerlik. Bir toplumsal birliğin, yaşamak için gerekli kaynakları elde edebilmek üzere düzenli aralıklarla yer değiştirme geleneğinde veya alışkanlığında olması.

AKBAŞ

Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).

GÖÇKÜN

Göçecek duruma gelmiş. Göçebe. Yaşı ilerlemiş (kimse), çok yaşlı (kimse).

BEDEVİ

Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

GÖÇÜRMEK

Göçmesine sebep olmak. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek. Yiyip bitirmek. Çökertmek.

GÖÇEBELEŞMEK

Göçebe durumuna gelmek.

GÖÇEBELEŞME

Göçebeleşmek işi.

AŞİRET

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.