Kelimeler arşivi içinde; başında "göçe" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. göçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu göçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde göçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖÇEBELEŞMEK
GÖÇEBELEŞME
GÖÇEBİLMEK, GÖÇERUŞAĞI, GÖÇEMENLİK, GÖÇERKONAR
GÖÇESKİSİ, GÖÇEBELİK, GÖÇEBİLME, GÖÇERTMEK, GÖÇEREVLİ
GÖÇERMEK, GÖÇERLİK, GÖÇERLER, GÖÇERTME
GÖÇERCİ, GÖÇEREV, GÖÇERGİ, GÖÇERTİ, GÖÇERİL, GÖÇENLİ, GÖÇELGE, GÖÇERLİ, GÖÇEBER, GÖÇERME
GÖÇEVİ, GÖÇERİ, GÖÇEBE
GÖÇE
Kadın donu. Alevde ütülmüş taze arpa ya da buğday. Mısır kırmasından yapılan çorba. İstanbul ilinde, Ağva nahiyesine bağlı bir yer.
GÖÇEBİLME
Göçebilmek işi.
GÖÇEBİLMEK
Göçme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GÖÇERUŞAĞI
Malatya ili, Yoncalı bucağına bağlı bir bölge.
GÖÇEREVLİ
Çadırla yer yer gezen, göçebe hayatı yaşayan insanlar.
GÖÇERLİK
Belli bir yerde yerleşmiş olmayıp ekonomik koşullara ve mevsime bağlı olarak sürekli yer değiştirenlerin, yer ve yurt değiştirmeye alışık olanların durumu.
GÖÇERLER
Tekirdağ ilinde, Beyazköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GÖÇEBELİK
Göçebe olma durumu, göçerlik. Bir toplumsal birliğin, yaşamak için gerekli kaynakları elde edebilmek üzere düzenli aralıklarla yer değiştirme geleneğinde veya alışkanlığında olması.
GÖÇEBELEŞMEK
Göçebe durumuna gelmek.
GÖÇEMENLİK
Göçmenlik.
GÖÇESKİSİ
Padişahın özel hizmetlerini gören ve güğümbaşının yardımcılığını yapan görevli.
GÖÇERKONAR
Konargöçer.
GÖÇERMEK
Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek. Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.
GÖÇEBELEŞME
Göçebeleşmek işi.
GÖÇERTME
Göçertmek işi.
GÖÇERTMEK
Bir şeyin çökmesine sebep olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖÇKÜN
Göçecek duruma gelmiş. Göçebe. Yaşı ilerlemiş (kimse), çok yaşlı (kimse).
GÖÇER
Göçebe.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
BILDIRCIN
Tavukgillerden, boz renkli, benekli, yurdumuzda en çok sonbaharda eti için avlanan, etinden ve yumurtasından yararlanılan göçebe kuş (Coturnix).
BAĞIRTLAK
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek, bozkır tavuğu (Querquedula).
ÇERGE
Derme çatma çadır, göçebe çadırı. Çingene çadırı. Otağ.
GÖÇEBE
Değişik şartlara bağlı olarak belli bir yöre içinde çadır, hayvan ve öteki araçlarla yer değiştiren, yerleşik olmayan (kimse veya topluluk), göçer, göçkün. Mevsimlere göre ülke veya yer değiştiren (hayvan).
TURNA
Turnagillerden, Avrupa ve Kuzey Afrika'da toplu olarak yaşayan, göçebe, iri bir kuş (Grus grus).
TUNGUZ
Doğu Sibirya'da yaşayan, avcılık ve balıkçılıkla geçinen, yarı göçebe bir topluluk.
GÖÇERME
Göçermek işi. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikme.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
ÇULLUK
Çullukgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, tüyleri kahverengi ve kül rengi, göçebe, eti için avlanan, uzun gagalı, göçmen bir kuş, bekas (Scolopax rusticola).
GÖÇÜRMEK
Göçmesine sebep olmak. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek. Yiyip bitirmek. Çökertmek.
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
KIZILKUYRUK
Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).
KIŞLAK
Kışın barınılan yer. Kışın orduların, göçebe oymakların hayvanlarıyla birlikte yayladan inip konakladıkları yer.
OBA
Göçebelerin konak yeri. Genellikle bölmeli göçebe çadırı. Bu yerde konaklayan göçebe halk veya aile.