GÖRÜCÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "görücü" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. görücü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu görücü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görücü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRÜCÜ

Evlenmek isteyen erkek için kız görmeye giden kimse.

GÖRÜCÜLÜK

Görücü olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında GÖRÜCÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRÜCÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAMEN

1.Uzun boylu kimse. 2.Konuk. 3.Kız bakmaya giden kimse, görücü. Köyden köye gelin almaya giden güvey yanlısı, atlı, davullu, zurnalı, silahlı ve cepken giyinmiş delikanlı alayı. Seğmen, düğün alayında öncü konvoy.

GÖRİCİ

Görücü.

DÜNGÜR

Evlenenlerin anne ve babaları. Damat, enişte. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.

ELÇİ

Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse, sefir. Bir uzlaşma sağlamak veya iş bitirmek için birinin yanına gönderilen kimse. Peygamber. Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. İki kişi arasında söz getirip götüren, bunu iş ve huy edinen kişi. Kız istemeye giden kimse veya heyet. Dünür - elçi taşi: elçi taşı, elçi makamı. Elçi. Bir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse. Bir uzlaşma sağlamak için birinin yanına gönderilen kimse. Yozgat ili, Çayıralan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DÖVÜR

Kız görmeye giden kimse, görücü. Devir. Gelin çeyizini damat evine götüren atlardan oluşan konvoy.

BASIRA

Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme. Sisli havalarda veya sabahları yapraklar üzerinde meydana gelen nem. Kanser hastalığı. Kahverengi suyu olan ve yenilebilen sızırılmış ağılı bal. Çamlarda bal yapan beyaz bir kurt. Bir çeşit kâğıt oyunu. Bitki ve ağaçlarda külleme hastalığı meydana getiren bit, püseron. İskambil oyunu, pişpirik. Bağlardaki külleme hastalığı. Bir tür kağıt oyunu. Sünnet derisi. Gören, görücü. Görme gücü, görüş. Göz.

DÜÜRCÜ

Kız görmeye giden kimse, görücü.

DİLERKE

Kız bakmaya giden görücü (kadın).

KIDIRMAK

Zayıflamak. Kız aramak, araştırmak. Görücü gitmek.

KAÇALAK

Genç kızların görücüye çıkarken giydikleri giysi.

DÜNGÜRÇÜ

Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.

DÜĞÜRÇÜ

Misafirleri düğüne davet eden kişi. Düğün alayı. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Dünür, kız istemeye giden grup.

DÜYÜRCÜ

Kız görmeye giden kimse, görücü. Dünür.

DÜNÜRCÜ

Kız istemeye giden kimse, görücü.

DÜĞÜR

Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Evlenenlerin anne ve babaları. Bacanak. Kalın, pürüzlü. Kabarcık. Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi. Bulgur. Bir nesnenin üstündeki küçük kabarcık, pürüz. Eski türkçe tün-gür: Gelin alayı (Erzincan Merkez). Dünür.

GUDA

Kısa boylu, bodur kişi. Koyun. Öfke. Görücü. Dağarcık.

DÜNGÜRCÜ

Kız görmeye giden kimse, görücü. Kız istemeye giden kimse, elçi.

DURCİ

Görücü.

ELÇİN

Kız istemeye gönderilen kimse, görücü, dünür. Tutam, bir avucun alabileceği miktar, bir demet, bir parça. Kışın ocak başında öten cırcır böceği. Deste, tutam. Daha çok yaz gecelerinde öten bir böcek türü, ağustos böceği. Bulmaca, bilmece.

KUDA

Kız görmeye giden, görücü. Birbirinden kız alıp veren aileler, dünür. Kuyruksuz köpek.