EŞİNE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "eşine" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. eşine ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu eşine ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde eşine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EŞİNE

Evli eşlerden her biri.

  -   -   -  

Anlamında EŞİNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EŞİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIMPEŞ

Aykırı, ters : Kımpeşine doğru koştum.

EŞNİYH

Koyunların az kar yağdığı zaman, eşinerek otlamaları.

EŞNİK

Koyunların az kar yağdığı zaman, eşinerek otlamaları.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.

İRTEKLEMEK

Bir işin peşine düşmek, izlemek.

EŞİNGEN

Benzer, eş. Çok eşinen hayvan. Yaramaz.

ALEVNAZ

Aşk ateşine düşmüş nazlı güzel.

DİLKEMEK

Bağlamak. (Hayvanları birbiri arkasına bağlamak.). Dikmek. Peşine düşürmek, takip ettirmek.

KÖŞEBAŞI

Bir sokağın başka bir sokakla veya caddeyle kesiştiği yer. Önemli makam. Koğuşta baş köşeye oturmaya yetkili olan ağalardan beşine verilen san. Van şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

TOREADOR

Boğa güreşçisi. Arenada boğa güreşine katılan herkes.

MİHR

Müslüman bir erkeğin nikâh esnasında eşine vermeyi kabullendiği mal veya para.

KADINEFENDİ

Padişahın eşine verilen san.

KIYNAŞMAK

Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kötü bir şey yapmaya ya da söylemeye cesaret etmek, kıymak : Kardeşine bıçak çekmek için nasıl kıynaşır. Davranmak, kımıldamak. Oynamak, kımıldamak.

DÜĞNEMEK

Eşinerek bulunduğu yeri bozmak, karmakarışık yapmak.

DAKILMAK

Şaka yapmak, biriyle alay ederek eğlenmek. Arkasından gitmek, peşine düşmek. Takılmak.

BACICI

Tahsildar, vergici. Kız kardeşine düşkün, onu koruyan erkek çocuk.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

KEREVİZLENMEK

Takılmak, peşine düşmek.

AĞACALIK

Bir iş yapana ücretinden başka verilen şey, para. Çobanların, hizmetkârların pazarlıklı hizmet sürelerini doldurduktan sonra, bedava olarak çalıştıkları birkaç haftalık zaman. Gelinin erkek kardeşine oğlan evi tarafından yapılan elbise.

BIRAHI

Gelinin kardeşine kapıda verilen para.