Kelimeler arşivi içinde; sonunda "etti" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu etti ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında etti olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde etti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEMBELETTİ
BUYURETTİ
SPAGETTİ, TÜMPETTİ
YÖNETTİ
ETTİ
ETTİ
İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.
TEMBELETTİ
Eşya da yüklenebilen binek hayvanı.
YÖNETTİ
Düzlemdeki bir doğru için, bu doğrunun eğim açısı. Uzaydaki bir doğru için, eksenlerin artı yönleriyle doğru arasındaki açılardan her biri. Bir eğri için, eğrinin teğetinin yöneltisi.
BUYURETTİ
Ağrı şehri, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SPAGETTİ
Çeşitli soslarla yapılmış olan İtalyan makarnası.
TÜMPETTİ
Beştaş oyunu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ETTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
AKSETTİRME
Aksettirmek işi.
ALGILATMAK
Algılama işini birine yaptırmak, idrak ettirmek.
ÇIRAK
Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
CİNSİYET
Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.
BAŞVURDURMAK
Başvuru işi yaptırmak, müracaat etmesini sağlamak, müracaat ettirmek.
BAŞPEHLİVAN
Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.
AYARLATMAK
Ayar ettirmek.
BELİRTMEK
Açıklamak, tebarüz ettirmek.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AZMETTİRME
Azmettirmek işi.
AFFETTİRME
Affettirmek işi.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
BAŞDİZGİCİ
Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.
CADI
Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.
BİYOELEKTRİK
Canlı varlıkların ürettiği elektrik.
AKŞAMLATMAK
Akşamı yaptırmak, akşamı buldurmak veya ettirmek.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
ÇATIŞTIRMAK
Birbirine çattırmak, kavga ettirmek, birbirine düşürmek.