Kelimeler arşivi içinde; sonunda "erim" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. Sonu erim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında erim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde erim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TOPLUTERİM, ABDÜLKERİM
ŞEREKERİM, ISILVERİM
GÖNDERİM, ŞEKŞERİM, HOŞMERİM, GÜLSERİM, GÖSTERİM, HÖŞMERİM
ANFERİM, AYFERİM, AYGERİM, AYTERİM, ŞEKERİM, ÖŞMERİM, ERSERİM, KEPERİM, GÜNERİM, GÜPERİM
AFERİM, ONERİM, İÇERİM, EVERİM, EĞERİM, EFERİM
HERİM, SERİM, KERİM, TERİM, GERİM, MERİM, NERİM, PERİM, DERİM, VERİM
ERİM
Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil. Muştu.
ISILVERİM
Bir dizgenin ürettiği işin dizgeye verilen erkeye oranı.
GÖSTERİM
Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon. Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans. Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlaması, vizyon.
ŞEKERİM
genellikle kadınların kullandığı sevgi bildiren bir seslenme sözü.
ANFERİM
Aferin.
ŞEKŞERİM
Bela.
AYGERİM
Ay gibi güzel.
HOŞMERİM
Kaymak ve mısır unundan yapılan bir çeşit yiyecek. Peynir helvası. Hamur tatlısı. (Adalıkuzu, Akçakese, Hacılar, Kamanlar, Garibçe, Yenikent Aksaray Niğde; Kavak Çumra Konya). Höşmerim, yani sulu kaymak veya taze peynire un karıştırılarak yapılan bir yemek.
AYTERİM
Ay gibi ince ve nazik olan.
ŞEREKERİM
Eğilimli.
TOPLUTERİM
(a+b)2 gibi aralarında işlemsel bir ilişki bulunan birden çok terimden oluşmuş kümel kısa deyiş.
ABDÜLKERİM
Kerem sahibi, cömert, ulu olan Tanrı'nın kulu.
AYFERİM
"Ay ışığım" anlamında kullanılan bir isim".
HÖŞMERİM
Tuzsuz taze peynir, nişasta, pirinç unu konularak yapılmış olan bir tatlı türü.
GÜLSERİM
Sabırlı güzel kimse.
GÖNDERİM
Birtakım bilgileri içeren, kişiden kişiye veya kurumlar arası bilginin geçişini sağlayan belge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞLAŞIK
Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk), müttefik. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim).
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ÇEVREN
Anlayış, kavrayış, görüş, düşünce gücü. Ufuk, göz erimi.
CÜRUF
Erime durumundaki madenlerin yüzeyinde toplanan madde, demir boku, dışık. Kaloriferlerden çıkan yanmış kömür artığı.
BILKIMAK
Bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, erimek.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
BEREKETLİ
Bol, verimli.
ÇELİŞME
Çelişmek durumu, tenakuz. Önerme, yargı, kavram ve terimlerin birbirini tutmama durumu.
BİTEK
Verimli.
CİNYOLU
Tarlaların arasında görülen verimsiz topraklar.
CÖMERT
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör. Verimli.
AVİSTO
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
CANLANDIRMA
Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
AKAMET
Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.
CAMSI
Cam gibi saydam olan, cama benzeyen. Yerin içinden yüze çıkan erimiş sıcak maddelerin, soğuma sırasında billurlaşmayıp biçimsiz olarak katılaşmış durumu.