Kelimeler arşivi içinde; sonunda "epey" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu epey ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında epey olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde epey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EPEY
Az denmeyecek kadar, oldukça, hayli, epeyi, epeyce, epeyice.
Bu bölümde tanımı içerisinde EPEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞUNCA
Epey, çok. (şu'nca) Şu kadar, şu denli.
BİREYİ
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BASIKDIRMAK
Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.
BAYAKI
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan. Hemen hemen. Epeyce, bir hayli, oldukça. Deminki, az önceki. Demin, az önce, şimdi.
BİRE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.
KADINNİNE
Büyükanne. Yaşı epey ilerlemiş kadın.
BİREYCE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BİRECEM
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BİREYİCE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BİREYCEM
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
YÜKSEKLİK
Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.
DİNEZİRMEK
Gözetlemek: Pencereden epey dinezirdim.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
BUNCA
Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.
APİKALİS
Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst veya uç kısmı. Tepeyle, uçla ilgili olan.
BAYACA
Epeyce, bir hayli, oldukça.
BAYA
Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.
EPEYCE
Epey.
EPEYİ
Epey.
EPEYİCE
Epey.