Kelimeler arşivi içinde; başında "epey" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. epey ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu epey ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde epey olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EPEYSODYON
EPEYİCE
EPEYCA, EPEYCE
EPEYİ
EPEY
EPEY
Az denmeyecek kadar, oldukça, hayli, epeyi, epeyce, epeyice.
EPEYCA
Bir hayli.
EPEYİCE
Epey.
EPEYSODYON
Antik Yunan tragedyasında koronun ezgileri arasındaki söyleşmeli bölüm. bk. oluntu. Antik tragedyalarda koro ezgileri arasında oynanan dialoglu bölüm. Ana olaya bağlı, onun daha iyi belirmesi için gerekli ikinci derecede olay. (Oluntu). Ekspresyonist ve epik oyunlarda görüntü bölümleri.
EPEYCE
Epey.
EPEYİ
Epey.
Bu bölümde tanımı içerisinde EPEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KADINNİNE
Büyükanne. Yaşı epey ilerlemiş kadın.
BAYACA
Epeyce, bir hayli, oldukça.
BİREYCEM
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
EPİCİME
Epeyce.
BUNCA
Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.
DİNEZİRMEK
Gözetlemek: Pencereden epey dinezirdim.
BİRE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!.
BAYA
Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.
BİREYİCE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BASIKDIRMAK
Yatıştırmak: Yangını epeyce basıkdırdık.
BİREYCE
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BİRECEM
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
YÜKSEKLİK
Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.
APİKALİS
Herhangi bir hücre, yapı veya organın üst veya uç kısmı. Tepeyle, uçla ilgili olan.
BİREYİ
Epeyce, iyice, usule uygun şekilde.
BAYAKI
Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan. Hemen hemen. Epeyce, bir hayli, oldukça. Deminki, az önceki. Demin, az önce, şimdi.
DÖNCÜNMEK
Bir şeyin çevresinde dönmek: Tepeyi döncündüm başım dödü.
ŞUNCA
Epey, çok. (şu'nca) Şu kadar, şu denli.
EPEİ
Epey, oldukça.