ENTARİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "entari" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. entari ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu entari ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde entari olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ENTARİ

Genellikle tek parçalı kadın giyeceği.

ENTARİLİK

Entari yapılmaya uygun (kumaş).

  -   -   -  

Anlamında ENTARİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENTARİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANTERE

Arapça kökenli anteri. Tek parçalı kadın giyeceği, entari. Bazı yörelerde erkeklerin de giydiği uzun düz üstlük.

BÜZMEÇ

Kesenin iple büzülen ağız kısmı. Kol düğmesinin dikildiği yer. Entari kollarındaki büzgülü bölüm. (Gazelyapı Bozüyük Bilecik).

ANTARİ

Entari, gömlek.

ANTİRİ

Entari, kadın giysisi, fistan.

EĞİNDİRİK

Piraplazmoz hastalığı. Çabuk eskimemesi için entari ve gömleğin çepeçevre omuz kısmına konulan astar.

ENTER

Bir çeşit maymun. Elbise. Elbise, entari.

BELCEK

Kuşak, kemer, uçkur. Sığırlarda görülen bir hastalık, karasığır hastalığı. Eteklik. Mintan, içlik, firenk gömleği. Kısa kadın entarisi. Bir sığır hastalığı.

BİROŞ

Entarilik kadife.

AŞI

Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.

AZYE

Entari.

ÇUKMAN

Entari.

ENTERİ

Giysi. Arapça kökenli anter: entari. Elbise.

ENTERİLİK

Entarilik, elbiselik.

ENTERE

Entari, gömlek.

ÇITILGI

Kıvılcım. Söğüt ve kavak ağaçlarının ince dalları. Kadın ve erkek entarilerinin kenarlarına yapılan işleme. Sık: Bu halının çezgisi (çözgüsü) çıtılgıdır. Su içinde, dal ve molozlardan meydana gelmiş duvar, mania: Menderes'in yukarısından gelen ağaç çıtılgıya kıstı. Birbirine girmiş ağaçlık, çalılık, orman.

DİLDAN

Kısa giyim eşyası (için): Bir entari giymiş dildan gibi.

BELLEKLİK

Entarinin eskiyen belden yukarı kısmını değiştirmeye yarayan kumaş parçası.

ANTERİ

Erkek gömleği, frenk gömleği, mintan. Entari, kadın giysisi, fistan.

BASTA

Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

DOĞLAK

Küçük çocuklara giydirilen pazen entari.