Kelimeler arşivi içinde; başında "endek" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. endek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu endek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde endek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ENDEKSLENMEK, ENDEKSLETMEK
ENDEKSLEMEK, ENDEKSLENME, ENDEKSLETME
ENDEKLEMEK, ENDEKPINAR, ENDEKSLEME
ENDEKSLİ
ENDEKİ, ENDEKS
ENDEK
ENDEK
İyi yetişmeyen hayvan ya da bitki. Aşağı, bayağı, fena. Kısa. Dar gelen elbise ya da başka bir şeyi genişletmek için kenarına eklenen parça. Sözünden dönen, cayan, iradesiz.
ENDEKSLENME
Endekslenmek işi.
ENDEKS
Dizin. Gösterge.
ENDEKSLENMEK
Endekse bağlanmak.
ENDEKPINAR
Tokat kenti, Erbaa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ENDEKİ
Yanında, yanındaki, yakınındaki. İşte,orada. Elindeki. Sırtındaki.
ENDEKSLİ
Endekse bağlanmış.
ENDEKSLEME
Endekslemek işi.
ENDEKSLETMEK
Endekse bağlatmak.
ENDEKLEMEK
İyice soruşturmak, ince eleyip sık dokumak.
ENDEKSLEMEK
Endekse bağlamak.
ENDEKSLETME
Endeksletmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖSTERGE
Bir şeyi belirtmeye yarayan şey, belirti, im, işaret. Bir durumla ilgili çeşitli aşamaları gösteren liste, icmal. Anlamla biçimin, gösterenle gösterilenin kaynaşmasından oluşan dil birimi, belirtke. Bir aracın işlemesiyle ilgili bazı ölçümlerin sonucunu kendiliğinden gösteren araç, müşir, indikatör. Bir gelişimi gösteren nicelikler veya değerler arasındaki ilişki, endeks, indeks.
ŞATO
Avrupa'da soylu kimselerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. Geniş toprağı olan büyük konut.
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.
SİPER
Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.
AŞAĞIÇALICA
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
İÇDENETİR
Güvenlik amacıyla bina girişlerinde bulunan, bedendeki veya çantaların içindeki silah, bıçak vb. tehlikeli eşyaların belirlenmesini sağlayan aygıt.
KARIKLAMA
Meralarda yüzey akışını önlemek ve toprak nemini uzun süre koruyarak vejetasyonu geliştirmek için 1-1,5 metre aralıklarla 10-15 santimetre kesitinde tesviye eğrilerine paralel küçük hendeklerin açılması.
KROS
Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılmış olan koşu.
ANDAL
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Evlek sınırı. Bahçe ve bostanlarda evlekler arasındaki su yolu, ark. Sulanan tarla veya bostanda evleklerin suyla dolması, göllenmesi hali: Bahçe andallanıncaya kadar suyu kesme. Pirinç ekmeye elverişli akıntısız, sulak yer, bataklık. Fındığın dövülme zamanı yapılan 40-50 cm. yüksekliğinde ve 80-100 cm. enindeki kabuklu fındık yığını. Tırpan veya makine ile biçilen ekin sapı yığını: Tarlada üç andal ziyan olmuş. Orman içindeki ince uzun mera. Sersem, budala: Ahmet bu sıralarda andallaştı. Filan, falan: Sofraya ekmek, kaşık, andal geldi mi?. Seyrek, aralıklı yapılan iş veya dikiş: Ahmet tarlasını andal sürmüş. Bağ, bahçe sulamak için yapılan hendek, ark. Üzüm bağlarında evlek sırası. Derin su kanalı (Çayağzı). Tütün fidelerinin yetiştirildiği evlek. (Çakallı, Konak, Samsun).
DİZİN
Bir kitabın veya derginin kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve eserin arkasında yer alan alfabetik liste, endeks, indeks, fihrist. Belli bir konuda çıkan kitap ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir kitap veya süreli yayın biçiminde çıkan eser. Kitaplık, belge vb. için düzenlenen belli bir bilginin veya belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli liste.
PALANKA
Ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş küçük hisar.
AKTEFEK
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KESİK
Kesilmiş olan. Aralıklı. Gazete, dergi vb.nden kesilmiş yazı, kupür. Takım kadrosuna alınmamış (oyuncu). Kısa. Çiğ sütten yapılmış olan yağsız peynir, çökelek, ekşimik. Tarla, bağ ve bahçe çevresine açılan hendek. Kesilerek bozulmuş olan. Parası olmayan. Kesilmiş olan yer. Tutkun, hayran.
HİSAR
Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Klasik Türk müziğinde re diyez notası.
TRAP
Hendek, tuzak. Sahnede yerde bulunan kapak.
AŞIRIYANSITMA
Bir örnekleme tasarımındaki dizgeli yanlılıktan ötürü elde edilen örnekte belli özellikler taşıyan birimlerin evrendeki oransal paylarından daha yüksek düzeyde yer alması.
TAHKİMAT
Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.
AKOVA
Bir çeşit yumuşak buğday. İçel ilinde, Gülnar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Osmaniye şehri, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sakarya ili, Hendek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
AKÇAYIR
Diyarbakır kenti, Silvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sakarya şehrinde, Hendek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.