Sonu EMMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emmek" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında emmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EMMEK

Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.

TEMMEK

Tembih.

İÇMEZLEMMEK

içmez görünmek.

SEMMEK

Büyümek, beslenmek, gelişmek.

ÇİLLEMMEK

Çimlenmek, yeşermek.

  -   -   -  

Anlamında EMMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EMMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SOĞURMAK

Bir madde, bir sıvıyı içine çekmek. Katı veya sıvı bir madde soğurma yoluyla bir gazı içine almak, emmek, massetmek, absorbe etmek.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

EMİŞMEK

Karşılıklı olarak emmek. Sağılmadan önce koyunlar kuzular tarafından gizlice emilmek.

EDÜKLEMEK

Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. ediklemek-1]. Buzağı annesinden azar azar süt emmek.

MUSCA

Muscidae ailesinde bulunan ve ağız organelleri emmek için adapte olmuş sinek cinsi.

EMİK

Emmekten çürüyen yer, emme izi. İnsan beyni.

EDİKLEMEK

Sağılan bir hayvanı ikinci kez sağmak. İnek sağılacağı zaman ya da biraz sağıldıktan sonra yavrularına emzirilmek. Hayvan yavrusu annesini emerken memeye tos vurarak emmek. Sağılacak hayvanın memelerini yumuşatacak şekilde elle oğuşturmak.

MASSETMEK

Emmek, içine çekmek.

SORUMAK

Emmek.

SOMURMAK

Dudakları yapıştırıp kuvvetlice içine çekmek, emmek.

GÖKSİNEKLER

Ergin evrede bitkisel özsu emmekle birlikte, kurtçuk çağını kan emici, yara kurtlandırıcı olarak da geçirebilen ve altınsinekleri de içine alan, kimisi mavi, kimisi külrengi sinekler familyası.

ÖĞMEK

Kılmak (namaz): Bacı kuşluk namazını öğer. Birisini izlemek, gözlemek. Karıştırmak. Emmek (toprağın su emmesi için). Yağ ve benzerleri şeyler döküldüğü yer ya da kumaşın içine geçmek, yayılmak. Yağ, boya ve benzerleri şeyler bulaşmak. Kömür yavaş yavaş yanarak kor durumuna gelmek. Meşe kümesi. Aksırıp tıksırmak. Kusmak. Etkilemek, duygulandırmak : Güzel ses adamın içini öğer. Yağlı nesneler döküldüğü yere yayılmak, geçmek. Gelini uğurlama töreni yapmak (genellikle gece): Gelini öğdük. Kusar gibi ses çıkarmak. Yayıktan biriken yağları çıkarmak.

İÇMEK

Bir sıvıyı ağza alıp yutmak. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek. İçki kullanmak.

SORMAH

Bir çeşit aşık oyunu. Beyaz çiçekli, bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot. Emmek.

EDİTLEMEK

Hayvan yavrusu anasını yalancıktan emmek. Yavrusu ölmüş hayvanı oyalayarak sütünü almak.

SORMAK

Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek. Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak. Dudakları uzatıp soluğu kuvvetle çekerek emmek.

CICI

Yeni, taze. Emmek isteyen çocuğun söylediği sözcük. Ağustos böceği.

SORUŞMAH

Emmek. Kurumaya başlamak (çamur vb.). Soruşturmak, araştırmak. Yüzü üzüntüden solmak. Sormak: Soruşdum haber alamadım.

EPİFARİNKS

Sineklerin kan emmek üzere dokuyu delmek için kullandıkları üst dudak parçası.

EMME

Emmek işi. Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi. Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. Soğurma. Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.