Kelimeler arşivi içinde; sonunda "elemek" olan, toplam 362 adet kelime bulunmaktadır. Sonu elemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında elemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde elemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PARAMETRELEMEK
ÇERÇEVELEMEK, FİRKETELEMEK, KELEPÇELEMEK, MERDANELEMEK, RAPTİYELEMEK, SİSTİRELEMEK, TERBİYELEMEK, TESTERELEMEK, YELPAZELEMEK, ÇİZELGELEMEK, HÜŞTÜRELEMEK, KELEPCELEMEK, KÖSTÜRELEMEK, KUSTÜRELEMEK, KÜSTÜRELEMEK, TÜSKÜRELEMEK
DERECELEMEK, ENDAZELEMEK, HAREKELEMEK, KADEMELEMEK, PARAFELEMEK, TENEKELEMEK, HİKAYELEMEK, İRENTELEMEK, KÖSÜRELEMEK, KUREKELEMEK, ÜRENDELEMEK
BELGELEMEK, BESTELEMEK, BÜTÇELEMEK, ÇELMELEMEK, ÇEVRELEMEK, ÇİFTELEMEK, DARBELEMEK, DENGELEMEK, DESTELEMEK, DÜĞMELEMEK, FİSKELEMEK, FİTNELEMEK, FREZELEMEK, GEBRELEMEK, GÖLGELEMEK, GÖNYELEMEK, GÜBRELEMEK, HADDELEMEK, KÜNDELEMEK, LİSTELEMEK, MASKELEMEK, MÜHRELEMEK, MÜJDELEMEK, PARKELEMEK, PENÇELEMEK, PERDELEMEK, RENDELEMEK, SAHNELEMEK, SENDELEMEK, SERPELEMEK, Devamını Oku »»
APRELEMEK, BERELEMEK, BEZELEMEK, ÇEKELEMEK, ÇİSELEMEK, DEŞELEMEK, DİZELEMEK, DÖNELEMEK, ENSELEMEK, ERTELEMEK, FİDELEMEK, GECELEMEK, GEVELEMEK, GEZELEMEK, GÜDELEMEK, HECELEMEK, İĞNELEMEK, İMGELEMEK, İNCELEMEK, İRDELEMEK, KARELEMEK, KAŞELEMEK, KEÇELEMEK, KEFELEMEK, KEKELEMEK, KESELEMEK, KÖŞELEMEK, KÜMELEMEK, KÜRELEMEK, LEKELEMEK, Devamını Oku »»
EBELEMEK, EĞELEMEK, EŞELEMEK, İTELEMEK, ÖTELEMEK, ALELEMEK, EFELEMEK, EKELEMEK, EPELEMEK, ESELEMEK, EVELEMEK, EZELEMEK, GÖELEMEK, İDELEMEK, İĞELEMEK, İYELEMEK, ÖFELEMEK, ÖĞELEMEK, ÖRELEMEK, ÖŞELEMEK, ÖVELEMEK, ÖZELEMEK, ÜFELEMEK, ÜSELEMEK, ÜŞELEMEK, ÜTELEMEK
BELEMEK, MELEMEK, DELEMEK, GELEMEK, SELEMEK, TELEMEK, YELEMEK
ELEMEK
ELEMEK
Elek yardımıyla ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak, elekten geçirmek. Gözden geçirmek, ayıklamak, iyisini kötüsünden ayırmak. İpliği elemgeden geçirip yumak yapmak. Sınav veya yarışma yoluyla en iyileri seçmek. Bir yarışmacıyı yarışma dışı bırakmak, elimine etmek.
TESTERELEMEK
Testere ile kesmek.
ÇERÇEVELEMEK
Bir şeyi çerçeve içine almak. Bir şeye çerçeve geçirmek.
ÇİZELGELEMEK
Çizelgeleyici kullanarak delikli kart üzerindeki verileri listelemek. Herhangi bir ortam üzerindeki veri tutanaklarını, istenirse değişen öbekler için toplamı da yazdırarak, çizelge biçiminde listelemek.
KELEPCELEMEK
İpliği iğden çözmek. Sıçrayarak, atlaya atlaya uzun adımlarla yürümek.
KELEPÇELEMEK
Kelepçe takmak.
SİSTİRELEMEK
Düzgün bir yüzey elde etmek için ağaç vb. şeyleri sistireden geçirmek.
TERBİYELEMEK
Eğitmek. Çeşitli katkı maddeleriyle yemeği lezzetli duruma getirmek.
HÜŞTÜRELEMEK
Tahta rendelemek.
KUSTÜRELEMEK
Tahta rendelemek.
RAPTİYELEMEK
Raptiye ile tutturmak.
FİRKETELEMEK
Firkete ile tutturmak.
YELPAZELEMEK
Yelpaze veya bir başka nesne ile yel yapmak.
PARAMETRELEMEK
Parametreli bir eğri veya yüzey belirlemek.
MERDANELEMEK
Bir şeyin üzerinden merdane geçirmek.
KÖSTÜRELEMEK
Bilemek (bıçak, makas vb.).
Bu bölümde tanımı içerisinde ELEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BERELEME
Berelemek işi.
BELGELEME
Belgelemek işi, tevsik. Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma, dokümantasyon.
BELEME
Belemek işi.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BİYOPSİ
Mikroskopta yapısını incelemek amacıyla canlıdan bir doku parçası alma.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
ÇEVRELEME
Çevrelemek işi.
BEZLEMEK
Bez, kumaş vb. ile örtmek veya kaplamak. Çocuğun altına bez koymak, çocuğu belemek.
BÜTÇELEME
Bütçelemek işi.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
ÇELMELEME
Çelmelemek işi.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
ÇEKELEME
Çekelemek işi.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
ÇERÇEVELEME
Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.
BEZELEME
Bezelemek işi.
ÇALKAMAK
Çalkalamak. Tahıl elemek.
BESTELEME
Bestelemek işi.
APRELEME
Aprelemek işi.