DÜVEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "düven" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. düven ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu düven ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düven olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DÜVENKUŞAĞI

10 harfli kelimeler

DÜVENCİLİK, DÜVENSİLİK, DÜVENSIRTI, DÜVENSALIK, DÜVENSELİK, DÜVENSIRIT

9 harfli kelimeler

DÜVENÇERE, DÜVENDİŞİ, DÜVENKAŞI, DÜVENSELE

8 harfli kelimeler

DÜVENLİK, DÜVENSİR, DÜVENSİL

7 harfli kelimeler

DÜVENSİ, DÜVENLİ, DÜVENEK, DÜVENCİ

5 harfli kelimeler

DÜVEN

Bazı kelimelerin anlamları

DÜVEN

Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç.

DÜVENSİR

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.

DÜVENKUŞAĞI

Düvenin iki tahtadan oluşan gövdesini birbirine bağlayan iki ağaç kemer. (Yenikent Aksaray Niğde).

DÜVENSIRTI

Düven oku. (Beyağıl Ulukışla Niğde) (düvensir) : (Akkuş Ordu).

DÜVENSELE

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.

DÜVENSELİK

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku. Boyunduruk ağacını, dövene bağlayan zincir.

DÜVENSIRIT

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.

DÜVENDİŞİ

Düvenin altındaki taşlar. (Yenikent Aksaray Niğde).

DÜVENSİLİK

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.

DÜVENÇERE

Döveni çeken uzun ağaç, döven oku.

DÜVENLİK

Malatya kenti, Pütürge ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

DÜVENSALIK

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.

DÜVENSİL

Döveni boyunduruğa bağlayan araç, döven oku.

DÜVENKAŞI

Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Yenikent Aksaray Niğde.).

DÜVENCİLİK

Düvencinin yaptığı iş.

DÜVENSİ

Dövenle oku birbirine bağlayan çatal ağaç.

  -   -   -  

Anlamında DÜVEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜVEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAÇIM

Üzerinde bir düven'in çalışabileceği sayıda biçilmiş ekinden oluşan yığın. (Yenikent Aksaray Niğde).

HARMAN

Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi. Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer.

DÖVENSİLİK

Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.

ÇARÇAR

Düven. Sesi çıktığı kadar, gürültülü konuşma (hk.). Bulgur yapma aygıtı. (Maraş).

GAŞ

Dik yamaç, uçurum. Kıyı. Duvar. Çatı. Semerin ön ve arkasında ip geçirmeye yarayan çatal ağaçlar: Semerin gaşı kırılmış. Yayla evi. Erkek ya da kız kardeş. Kaş: gaş gabahlarını töhmek: surat asmak. Kemerli ve çıkıntılı şey. Kaş, kemer; tandır gaşi, ocah gaşi. Kaç. Kaş. Semer tahtası. Kaş, bayır. Kemer. Kaç?. Düvenin önündeki kalkık kısım. (Çaltı Söğüt Bilecik; Oklubalı Eskişehir, Yukarıkaşıkara Isparta).

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

BUĞANSALIK

Zarurette işe yarayan, az bulunan: Buğansalıkta düvenselik olur.

ŞAK

Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. Yarma, yarılma. Yarık, çatlak. Bölük, parça, dilim. Orta : Alnının şakına vurmuşlar değneği. 1.İri ve güzel aşık. 2.Dik duran aşık. Parça, bölük. Dayak: Şak yemiş. Tekme. ''Şak'' sesi. Uşak. Güreş donu kasnağının tam göbek altına gelen bölümü. Halk dilinde Etelerin tuzlanması işleminde, tuzun etin içerisine geçmesi ve su kaybını kolaylaştırmak için et yüzeyine bıçak ucu ile yapılan kesit. Düvenin yukarı kalkık olan ön kısmı. (Gücünkaya Aksaray, Beyağıl Ulukışla Niğde). Bir kilimi oluşturan iki parçadan herbiri. (Halkaçayır Pınarbaşı Kayseri).

ÇAKMAKLAMAK

Düvenin altına sert taş veya keskin demir parçaları çakmak.

KOŞKU

Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. "Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın" gibi ki "sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın" yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).

DÜVENCİ

Harman zamanı düven sürmek için tutulan çocuk. Düven yapan ya da satan kişi.

ÖDDE

Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç.

KAYARLAMAK

Hayvanın eskiyen nallarını onarmak, eskiyen nalın çivilerini yenilemek. Düven taşlarını yeniden koymak veya onarmak. Sövmek, küfretmek. Hayvanın eski nallarını onarmak, eski nalın çivilerini yenilemek. Keskinletmek, bilemek : Pıçağı kayarladı. Sövmek, küfür etmek. Korkutmak, azarlamak. Küçük çocuk büyüğü dövmek. Eskimiş nalları yeni çivilerle yeniden çakmak.

YIĞIMSA

Harmanda, düvenin döndüğü yerin yel alan yönüne iki metre yüksekliğinde bağlamlardan yapılan engel.

SAPSAÇMA

Harman yerindeki sapı, üzerinde düven gezebilecek bir biçimde yayma. (Yenikent Aksaray Niğde).

SAPKARIŞTIRMAK

Üzerinde düven, gezdirilmekte olan ekini zaman zaman alt üst etmek. (Yenikent Aksaray Niğde).

EYEF

Kağnı ya da saban oklarını boyunduruğa bağlayan halka biçiminde bükülmüş ince ağaç. Sap, ot, çalı bağlamlarını denk yaparken ipleri sıkıştırmakta kullanılan özellikle çıtlık denilen ağaçtan yapılmış araç. Boyundurukla saban okunun kılıç aracılığıyla birbirine tutturulmasma yarayan ağaç halka. Saban okunun ucundaki demir halka. (Başkışla Karaman Konya). Saban, kızak, araba, pulluk ve düveni boyunduruğa bağlamak için kullanılan, uç kısımları birbiri üzerine oturmuş elips biçiminde ağaç. (Yeşilköy Gelendost, Ortayazı Senirkent Isparta; Ürkütlü, Bucak Burdur; Kemalpaşa İzmir). Kağnı ve arabalara yüklenmiş sapları, düzgün tutmak amacıyla bağlama iplerinin arasına konan, elips biçiminde ağaç. (Beylerli Çardak Denizli).

GEMİNTİ

Döveni boyunduruğa bağlayan ağaç. Düveni boyunduruğa bağlayan ağaç ok. (Sivas).