Kelimeler arşivi içinde; sonunda "döner" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu döner ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında döner olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde döner olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÖNER
Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.
YANARDÖNER
Kıpırdadıkça çeşitli renklerde parlayan (kumaş, deri vb.), janjan. Çabuk fikir ve yön değiştiren (kimse). Daldan dala atlanan, konudan konuya geçilen.
DÜZDÖNER
Dinginlik kolcuğu büyük olduğundan, dönerken eksenini hep bir doğrultuda tutma eğiliminde olan özel nesne.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖNER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOLAMBAÇ
Dolanarak giden, dönerek uzanan yolun kıvrıntısı. Başlık. İç kulak.
VINLAMAK
Dönerken veya düz bir doğrultuda hızla hareket ederken "vın" diye ses çıkarmak.
JANJANLI
Yanardöner olan.
ÇARK
Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi.
SILACI
Memleketine, doğup büyüdüğü yere dönerek yakınlarına kavuşan kimse.
DÖNERCİLİK
Dönercinin yaptığı iş.
TÜRBİN
Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenler yardımıyla dönerek çalışan araç.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).
MANDAL
Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.
ROTATİF
Büyük bir çabuklukla dönerek işleyen ve saatte binlerce adet baskı yapan bir tür basım makinesi.
PERENDE
Havada çark gibi dönerek atılan takla.
DÖNEL
Kendi ekseni çevresinde dönerek oluşmuş.
JANJAN
Yanardöner.
GERİLEK
Kendi üstüne geri dönen veya döner görünen.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
SEMA
Gök. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. İşitme, duyma.
DÖNERCİ
Döner yapıp satan kimse.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
GİRDAP
Bir engelle karşılaşan su ya da hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, anafor. Tehlikeli yer veya durum.
ÇALKAR
Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.