Kelimeler arşivi içinde; başında "diril" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. diril ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu diril ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde diril olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİRİLDİRİNİLMEK
DİRİLDOĞABİLİM
DİRİLTİVERMEK, DİRİLTEBİLMEK
DİRİLEBİLMEK, DİRİLTİVERME, DİRİLTEBİLME, DİRİLİVERMEK
DİRİLEBİLME, DİRİLİVERME
DİRİLÇOĞUZ, DİRİLTMECE, DİRİLKİMYA, DİRİLFİZİK, DİRİLEŞMEK
DİRİLEŞME, DİRİLTMEK
DİRİLMEK, DİRİLTME
DİRİLİŞ, DİRİLME, DİRİLİK
DİRİL
DİRİL
Diriksel. Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş.
DİRİLTMECE
Unutulmuş, ölmüş sayılan eski bir sözcüğü yeniden kullanarak ona yaşama olanağı kazandırma.
DİRİLTİVERME
Diriltivermek işi.
DİRİLEŞMEK
Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.
DİRİLTİVERMEK
Çabucak veya ansızın diriltmek.
DİRİLKİMYA
Canlıların kimyasal yapısını inceleyen bilim dalı. Canlı özdeklerdeki etkileşmelerin, oluşum, gelişim gibi süreçlerin kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalı.
DİRİLTEBİLME
Diriltebilmek işi.
DİRİLFİZİK
Canlılardaki fiziksel olayları inceleyen bilim dalı.
DİRİLİVERMEK
Çabucak veya ansızın dirilmek.
DİRİLİVERME
Dirilivermek işi.
DİRİLEBİLMEK
Dirilme olasılığı bulunmak.
DİRİLÇOĞUZ
Canlıları oluşturan önbesi, çekirdek ekşiti gibi iri özdecikler.
DİRİLDİRİNİLMEK
Diriltilmek.
DİRİLTEBİLMEK
Diriltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİRİLEBİLME
Dirilebilmek işi.
DİRİLDOĞABİLİM
Canlı organizmalardaki doğabilimsel işlevleri inceleyen bilim dalı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASÜBADELMEVT
Diriliş.
BİNDİRİM
Zam. İlk çekimin son görüntülerinin yavaş yavaş silikleştirilmesi, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlendirilmesinden sonra belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste gelmesi ve en sonunda ikinci çekimin görüntülerinin belirginleşmesi tekniği. Melodiye sadık kalınarak bir parçanın yeniden değişik ritimlerde çalınması.
BATARYALI
Batarya ile güçlendirilmiş veya desteklenmiş. Batarya ile çalışan (radyo, telefon vb.).
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
BİÇENEK
Her yıl belirli bir süre otlatıldıktan sonra yeniden gelişen bitkilerin biçilerek değerlendirildiği doğal çayır.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
BİÇİMLENDİRİLMEK
Bir şeye biçim verilmek, şekillendirilmek.
AZRAİL
Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, alıcı, can alıcı.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
BİÇİMLENDİRİLME
Biçimlendirilmek işi, şekillendirilme.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
BAŞDANIŞMAN
Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.
ADLANDIRILMAK
Adlandırma işi yapılmak, isimlendirilmek.
BEZDİRİLME
Bezdirilmek işi.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
ADLANDIRILMA
Adlandırılmak işi, isimlendirilme.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.