Kelimeler arşivi içinde; başında "ding" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. ding ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ding ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ding olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİNGİNLEŞTİRMEK
DİNGİLDEKLİK, DİNGDİNGKARA, DİNGİNLEŞMEK
DİNGİNLEŞME, DİNGİNCİLİK, DİNGELEKLİK, DİNGİLDEMEK
DİNGİNLİK, DİNGİLDEK, DİNGELMEK
DİNGEDEK, DİNGELEK, DİNGİLLİ, DİNGARGA, DİNGABAK, DİNGESEK
DİNGENE, DİNGEDE, DİNGECİ, DİNGALA
DİNGİÇ, DİNGİK, DİNGİL, DİNGEL, DİNGİN, DİNGEÇ
DİNGİ, DİNGE, DİNGA
DİNG
Bir şeyin birdenbire anlaşıldığını anlatır. Dink, pirinci kabuğundan ayırmada kullanılan dibek. Eski türkçe tin: değirmende dövme hazırlamakta kullanılan taş tekerlek. Değirmen; dövme bulgurun yapıldığı eski bir değirmen çeşidi. Soku.
DİNGİNLEŞTİRMEK
Dingin duruma gelmesini sağlamak.
DİNGİLLİ
Dingili olan.
DİNGİNLEŞMEK
Dingin duruma gelmek.
DİNGİLDEMEK
Sallanmak, oynamak. Korkmak, kuşkulanmak.
DİNGİNCİLİK
Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.
DİNGDİNGKARA
Kök tarafında tüylü yaprakları olan, kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan, kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki.
DİNGELEKLİK
Hoppalık.
DİNGİLDEKLİK
Dingildek olma durumu, dengesizlik.
DİNGARGA
Çok zayıf, kuru kişi. Donmuş gibi dimdik duran kişi.
DİNGİLDEK
Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak. Dengesi bozuk. Sözüne güvenilmez, kaypak.
DİNGELEK
Yersiz söze karışan. Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak.
DİNGİNLEŞME
Dinginleşmek durumu.
DİNGELMEK
Ayakta durmak, ayağa kalkmak, dik durmak.
DİNGEDEK
Maskara, soytarı.
DİNGİNLİK
Dingin olma durumu, durgunluk, sükûnet.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİNG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIR
Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon.
KIRLANGIÇ
Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.
POYRA
Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım, göbek.
TRANSMİSYON
Elektrikli taşıtlarda dingilin motora göre gerek dikey gerek yatay düzende hareket etmesini sağlayan organ.
KAĞNI
İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
HOLDİNGLEŞME
Holding durumuna gelme.
ATARAKSİYA
Hiçbir heyecan veya zihin etkisiyle uyarılmayan ruh dinginliği, acıya olduğu kadar kıvanca karşı da ilgisizlik.
KRANK
Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.
LANDO
Dört tekerlekli, içinde dingillere paralel olarak düzenlenmiş karşılıklı iki oturma sırası bulunan, üstü açılıp kapanabilen çift körüklü binek arabası.
MAZI
Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi (Thuya). Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan ağaç dingil. Hayvansal ve bitkisel asalakların bitkilerde oluşturduğu ur.
AKS
Dingil.
EKSEN
Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.
KAMPANA
Çan. Tekerleğin dingil üzerindeki fren mekanizması.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
SAKİNLEŞMEK
Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.
SAKİNLEŞTİRMEK
Sakinleşmesini sağlamak, sessiz, dingin bir duruma getirmek.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
SAKİNLİK
Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet.
REDİNGOTLU
Redingot giymiş olan.