Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dikme" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dikme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dikme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dikme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIDİKME
AŞAĞIDİKME, KIZILDİKME, KÜÇÜKDİKME, SEKMEDİKME
KIRKDİKME
ALADİKME
DİKME
DİKME
Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
ALADİKME
Elâzığ kenti, Kuşsarayı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIDİKME
Van şehrinde, Çaldıran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KIRKDİKME
Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
YUKARIDİKME
Van ilinde, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SEKMEDİKME
Çocukların ince sopalarla oynadıkları bir çeşit oyun.
KIZILDİKME
Sivas ilinde, Kuşkayası bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KÜÇÜKDİKME
Şanlıurfa ili, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİKME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİKİŞ
Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.
ÇIRPMA
Çırpmak işi. Kumaşın kenarını kıvırıp dikmek için iğne, kenara göre çapraz tutularak ve çift kattan batırılıp tek kattan çıkarılarak yapılmış olan dikiş biçimi.
ÇİÇEKLEMEK
Çiçek dikmek. Çiçekle donatmak.
FİDAN
Yeni yetişen ağaç ya da ağaççık. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç, dikme.
GÖÇERME
Göçermek işi. Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikme.
ETRİYE
Dikme kiriş bağlantılarında direnci sağlayan sargı.
EMEN
Bağ çubuğu, ağaç veya sebze dikmek için açılan çukur.
ÇUVALDIZ
Çuval vb. dokumalar dikmekte kullanılan, ucu yassı ve eğri, büyük iğne.
FİDANLIK
Fidan yetiştirilen yer, dikmelik.
DİKTİRMEK
Dikme işini yaptırmak.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
AMUT
Dik durma. Dikme.
ALGARİNA
Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
DİKİM
Dikme işi. Bitki dikme işi.
DİKEÇ
Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir. Kazık, sırık, ağaç çubuk.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
DİKİLMEK
Dikme işi yapılmak. Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak.
FİDELEMEK
Fidan dikmek.
DELGİÇ
Ucu sivri demirli, ağaçtan tutacak yeri olan ve tütün dikmeye yarayan araç.