Kelimeler arşivi içinde; başında "dev" olan, toplam 237 adet kelime bulunmaktadır. dev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEVİNDİRİLEBİLMEK, DEVLETLEŞTİRİLMEK, DEVREDİLEBİLİRLİK
DEVİNDİRİLEBİLME, DEVLEŞTİREBİLMEK, DEVLETLERBİRLİĞİ, DEVLETLEŞTİRİLME
DEVİNDİREBİLMEK, DEVLEŞTİREBİLME, DEVLETLEŞTİRMEK
DEVİNDİREBİLME, DEVİTALİZASYON, DEVLETLEŞTİRME, DEVOKALİZASYON, DEVREDİLMEZLİK
DEVECİBARDAĞI, DEVEÇÖKÜRDEĞİ, DEVEKARINCASI, DEVİMSELCİLİK, DEVİNDİRİLMEK, DEVLEŞEBİLMEK
DEVECİKARGIN, DEVECİKONAĞI, DEVECİPINARI, DEVEÇÖKERDEN, DEVEÇÖKERTEN, DEVETOPALAĞI, DEVİNDİRİLİŞ, DEVİNDİRİLME, DEVİNEBİLMEK, DEVİREBİLMEK, DEVİRİVERMEK, DEVLEŞEBİLME, DEVLEŞTİRMEK, DEVLETLİAĞAÇ, DEVLETLİBABA, DEVLETOĞLANI
DEVALÜASYON, DEVAMSIZLIK, DEVECİPINAR, DEVECİUŞAĞI, DEVEÇÖKÜDEN, DEVEDEBBANI, DEVERANIDEM, DEVİMSELLİK, DEVİNDİRMEK, DEVİNEBİLME, DEVİNGENLİK, DEVİREBİLME, DEVİRİVERME, DEVİRSELLİK, DEVİTKENLİK, DEVLEŞTİRME, DEVLETÇİLİK, DEVLİKESİÜN, DEVREDİLMEK, DEVRİMCİLİK, DEVRİSAADET, DEVROLUNMAK, DEVŞİRİLMEK, DEVŞİRİMSİZ
DEVAMLILIK, DEVASIZLIK, DEVEBAKIRI, DEVEBATMAZ, DEVEÇATAĞI, DEVEÇAYIRI, DEVEDABANI, DEVEDERESİ, DEVEDURAĞI, DEVEELMASI, DEVEGİLLER, DEVEHÜYÜĞÜ, DEVEKAYASI, DEVEKILICI, DEVEKORUSU, DEVELANGIR, DEVELENMEK, DEVELİÖREN, DEVELOPMAN, DEVELOSYON, DEVEPINARI, DEVETABANI, DEVİMBİLİM, DEVİNDİRME, DEVİNDUYUM, DEVİNİMSİZ, DEVİNİRLİK, DEVİRÖLÇER, DEVİYHMEYH, DEVLETHANE, Devamını Oku »»
DEVAİMİSK, DEVEBOYNU, DEVECİLER, DEVECİLİK, DEVEÇİGİL, DEVEGULAK, DEVEKOVAN, DEVELEMEK, DEVETURPU, DEVHEYKEL, DEVİASYON, DEVİMLEME, DEVİNİMLİ, DEVİNMEYH, DEVİRTMEÇ, DEVİRTMEK, DEVKAZANI, DEVKULAĞI, DEVLENGEÇ, DEVLEŞMEK, DEVLETHAN, DEVLETTİN, DEVLİKESİ, DEVLÜKÜSÜ, DEVLÜNGEÇ, DEVLÜPSÜZ, DEVONİYEN, DEVRALMAK, DEVRETMEK, DEVRİALEM, Devamını Oku »»
DEVAMSIZ, DEVEAĞZI, DEVEDAĞI, DEVEDAMI, DEVEDİŞİ, DEVEGÖNÜ, DEVEGÖZÜ, DEVEGÜLÜ, DEVEĞUŞU, DEVEKLİK, DEVELEME, DEVEÖREN, DEVERMEK, DEVETAŞI, DEVETÜYÜ, DEVEYELİ, DEVEYÖZÜ, DEVGERİŞ, DEVİHMEK, DEVİMSEL, DEVİMSİZ, DEVİNGEN, DEVİNMEK, DEVİRDÜK, DEVİRGEÇ, DEVİRMEÇ, DEVİRMEK, DEVİRTME, DEVİTKEN, DEVİTMEK, Devamını Oku »»
DEVAMLI, DEVASIZ, DEVEBÜK, DEVECİK, DEVELER, DEVELİK, DEVEMEK, DEVERAN, DEVETAŞ, DEVİMEK, DEVİMLİ, DEVİNER, DEVİNİM, DEVİNİŞ, DEVİNME, DEVİRGİ, DEVİRİŞ, DEVİRLİ, DEVİRME, DEVİRSİ, DEVİTME, DEVİYET, DEVLESİ, DEVLİKİ, DEVLİSİ, DEVLÜKÜ, DEVRİSİ, DEVRİYE
DEVASA, DEVECİ, DEVEDİ, DEVELE, DEVELİ, DEVEME, DEVERE, DEVİCE, DEVLEK, DEVLET, DEVLİK, DEVLİM, DEVLİP, DEVLİT, DEVLÜK, DEVLÜP, DEVMEK, DEVRAN, DEVREK, DEVREN, DEVRİK, DEVRİM
DEVAM, DEVCE, DEVEŞ, DEVET, DEVGE, DEVİM, DEVİN, DEVİR, DEVLİ, DEVRE
DEVA, DEVE, DEVİ
DEV
DEV
Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı. Çok büyük, çok önemli. Olağanüstü irilikte olan.
DEVLEŞTİREBİLME
Devleştirebilmek işi.
DEVLETLEŞTİRİLME
Kamulaştırılma.
DEVLEŞTİREBİLMEK
Devleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVLETLEŞTİRME
Kamulaştırma.
DEVİNDİREBİLME
Devindirebilmek işi.
DEVLETLEŞTİRMEK
Kamulaştırmak.
DEVİNDİRİLEBİLMEK
Devindirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVİTALİZASYON
Cansızlaştırma.
DEVLETLERBİRLİĞİ
Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
Kamulaştırılmak.
DEVİNDİREBİLMEK
Devindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVREDİLEBİLİRLİK
Bir hakkın karşılıklı veya karşılıksız olarak başkasına geçirilebilme durumu.
DEVOKALİZASYON
Ses oluşumunda önemli payı olan ses tellerinin kesilerek bölgedeki anatomo-fizyolojik fonksiyon kompozisyonunun bozulmasıyla hayvanın çıkardığı sesin ton ve gücünün belirli oranda azaltılması, ventrikülo kordektomi.
DEVREDİLMEZLİK
İnsan haklarının niteliklerinden birini belirtmek için kullanılan terim.
DEVİNDİRİLEBİLME
Devindirilebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALACAKLANDIRMAK
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devretmek.
AMANNAME
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ALACAKLANDIRICI
Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş.
AMERİKALI
Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AJAN
Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci.
AMERİKANCA
Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AHİT
Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma, ant. Devir, zaman. Antlaşma.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ANITSAL
Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.