Kelimeler arşivi içinde; sonunda "defo" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu defo ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında defo olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde defo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEFO
Kusur, özür, bozukluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEFO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
REOLOJİ
Maddenin akış ve biçim bozulmasını inceleyen bir bilim. Gıda maddelerinin akışkanlığını ve deformasyonunu inceleyen bilim dalı.
HİDROSEFALUS
Beyinde su toplanması. Beyinde ventriküler sistemde, subaraknoidal boşlukta veya her iki boşluk sisteminde, doğuştan veya kazanılmış nedenlerle anormal miktarda sıvı birikimi. Oluşumunda en ön sebep beyin-omurilik akışını engelleyen tıkanmaya sebep olucu deformitelerdir.
UZA
"defol git, kaybol" anlamlarında kullanılan bir söz. Uzay. Orası, orada, ora.
OSTEOKLAZİ
Deforme bir kemiğin müdahaleyle kırılması.
DEFOLU
Defosu olan, bozuk, özürlü, kusurlu, ayıplı (kumaş, giysi, mal vb.).
DIBIZ
Saçsız, kel. Kısa boylu, bodur. İflâs etmiş, batkın. Hile, oyun. Defol anlamında kullanılır. Eski türkçe daz/taz: Saçları dökülmüş kimse (Erzincan Merkez).
IRILDAMAK
Defolup gitmek.
DEFOLMA
Defolmak işi.
YIKILMAK
Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
SKOLYOZ
Omurganın yanlara doğru çarpıklığı, omurga deformitesi.
ÖZÜRLÜ
Özrü olan. Engelli. Kusuru olan, defolu.
HOLOPROZENSEFALİ
Nöronal migrasyon anomalisi, beyin yarım kürelerinin deformiteleri ve özellikle koku soğanıyla traktuslarının yokluğuyla belirgin, merkezi sinir sisteminin bir gelişim bozukluğu.
DEFOSUZ
Defosu olmayan, sağlam.
ARALAŞMAK
Uzaklaşmak, defolmak. Bir şeyden uzaklaşmak. İlgisini kesmek. Kavga bitmek. Sık biten ürün, aralıklı duruma gelmek. Uzaklaşmak. Ayrılmak, uzaklaşmak.
HENGEM
İş: Başıma hengem açma defol. Söz kalabalığı: Ben daha beyle hengem görmedim, eyle bir hengem yaptılarki bişe annamadım. Kavga, gürültü.
GAZLA
"defol, git!" anlamında kullanılan bir söz.
SİKTİRMEK
Defolup gitmek.
ARALAŞ
Git, uzaklaş, defol anlamında hakaretli söz.
ÖZÜR
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.
DEFOLUŞ
Defolma işi.