DAVRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "davra" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. davra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu davra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde davra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DAVRANILABİLMEK

14 harfli kelimeler

DAVRANILABİLME

13 harfli kelimeler

DAVRANIŞÇILIK, DAVRANIMCILIK, DAVRANABİLMEK

12 harfli kelimeler

DAVRANABİLME, DAVRANDIRMAK

11 harfli kelimeler

DAVRANDIRMA, DAVRANILMAK

10 harfli kelimeler

DAVRANUHLU, DAVRANIMCI, DAVRANILMA

9 harfli kelimeler

DAVRANMAK, DAVRANMAH

8 harfli kelimeler

DAVRANIM, DAVRANTI, DAVRANIŞ, DAVRANMA

7 harfli kelimeler

DAVRAZA, DAVRANI, DAVRADA

6 harfli kelimeler

DAVRAN

5 harfli kelimeler

DAVRA

Bazı kelimelerin anlamları

DAVRA

Saban kılıcını sıkan çivi.

DAVRANDIRMA

Davrandırmak işi.

DAVRANILMAK

Davranma işi yapılmak.

DAVRANIŞÇILIK

Psikolojinin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin psikolojinin araştırma alanına girdiğini inkâr eden görüş. İnsan davranışlarını dışsal uyarılar çerçevesinde inceleyen ve sistematik olarak ilk kez 1913 yılında Watson tarafından ortaya atılan psikoloji yaklaşımı. Ruhbilimin inceleme konusunun davranış olduğuna inanan, bilincin ruhbilimin araştırma alanına girdiğini yadsıyan görüş. Ruhsal olayları ergenlerin tepkimelerine indirgeyen, bilincin temel öğesinin uyarı ve tepkime arasındaki ilişki olduğunu, bilinç ile davranışın özdeşliğini savlıyan düşünce akımı. Toplumsal olayları bireylerin dışlaşan davranışlarına bakarak açıklamak isteyen toplumbilim okulu.

DAVRANIM

Davranış.

DAVRANDIRMAK

Birinin davranmasını sağlamak.

DAVRANMAH

Kalkmaya, yürümeye hazırlanmak. Zor bir işe kendini vermek, girişmek.

DAVRANIMCILIK

Ruhbilimin görevini, bilinçlilik durumunu araştırmak yerine, davranımları incelemek biçiminde düşünen, öğrenmenin ve alışkanlıkların yalnızca koşullu uyarımlar olduğunu ileri süren ve yalnız nesnel, deneysel ya da gözleme dayalı yöntemlere değer veren kuramsal görüş.

DAVRANILABİLMEK

Davranılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAVRANILMA

Davranılmak işi.

DAVRANILABİLME

Davranılabilmek işi.

DAVRANABİLME

Davranabilmek işi.

DAVRANIMCI

Ruhsal olguların incelenmesinde davranımcılık kuramını göz önünde tutan, alışkanlıkları ve öğrenmeyi davranımcılık ilkeleriyle açıklama eğilimi gösteren ruhbilimci ya da eğitimci.

DAVRANUHLU

Gayretli, hareketli, canlı: Davranuhlu olsana.

DAVRANABİLMEK

Davranma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DAVRANMAK

Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.

  -   -   -  

Anlamında DAVRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAVRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

AHVAL

Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AHLAKLILIK

Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AHLAK

Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.

AKILLI

Gerçeği iyi gören ve ona göre davranan, akil. Uyanık geçinen. Karşısındakini küçümseme amacıyla söylenen bir söz.

AHLAKSIZ

Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

AHLAKLI

Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

AHLAKSIZLIK

Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.