Sonu DALAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dalan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dalan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dalan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dalan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DALAN

Lobi. Biçim, şekil.

İNCEDALAN

İnce ve uzun boylu kişi. İnce, uzun boylu.

ADALAN

Ün kazanan, ünlü, tanınmış.

GADALAN

Günah.

YUNDALAN

Kırklareli ilinde, Üsküp nahiyesine bağlı bir yer.

BADALAN

Bir deniz salyangozunun büyük ve eşkenar üçgen şeklindeki kabuğu.

  -   -   -  

Anlamında DALAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YARARLANILMAK

Yararlanma işi yapılmak, faydalanılmak.

FEYİZLENMEK

Feyzalıp aydınlanmak, faydalanmak.

VURULMAK

Vurma işine konu olmak. Âşık olmak, gönül kaptırmak, sevdalanmak.

VİDALANMA

Vidalanmak işi.

YARARLANMA

Yararlanmak işi, faydalanma.

SEVDALANMA

Sevdalanmak işi.

LOBİCİ

Çıkarları ortak olan grupların temsilcisi, dalancı.

YARARLANILMA

Yararlanılmak durumu, faydalanılma.

İNTİFA

Yararlanma, faydalanma, asılanma.

DALGIN

Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan. Kendinden geçmiş bir durumda. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan.

LOBİ

Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk, dalan. Bazı ortak çıkarları olan grupların temsilcilerinden oluşan topluluk. Otel, tiyatro vb. yerlerde girişe yakın geniş yer.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

AĞDALANMA

Ağdalanmak işi.

ANİS

Yaprağından ve meyvasından yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç.

SEVDALANIŞ

Sevdalanma işi.

OTURAK

Oturulacak yer ya da şey. Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse), kötürüm. Bir şeyin yere gelen tarafı, taban. İçkili, çalgılı ve kadınlı eğlenti. Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta. Alçak iskemle. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm. Ördek.

YARARLANMAK

Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

LOBİCİLİK

Lobici olma durumu, dalancılık.

ROZET

Yakaya takılmak için çeşitli biçimlerde yapılan, bir kuruluşun sembolü sayılacak genellikle küçük metal nesne. Kapı kolunun altına monte edilen metal parça. Güney Anadolu sahillerinde yetişen, pembe ve beyaz çiçekleri olan süs bitkisi. Musluğun, gizli döşenmiş boruya vidalandığı yerin çirkin görünüşünü kapatmak amacıyla kullanılan nikel veya krom kaplanmış çember biçimli sac parça.