Kelimeler arşivi içinde; başında "celi" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. celi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu celi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde celi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CELİLBEYOĞLU
CELİLKIRI, CELİLOĞLU
CELİMSİZ
CELİLAY
CELİLE
CELİK, CELİL, CELİS
CELİ
CELİ
Açık, aşikâr. Parlak, cilalı.
CELİS
Zıtlık.
CELİLOĞLU
Afyon ili, Sandıklı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
CELİLAY
Ulu, yüce ay.
CELİLE
Ulu, büyük, yüce.
CELİMSİZ
Zayıf, cılız. Halsiz.
CELİK
Yavru: Şu celik kuşa bak. Moloz. Çakıl, çakıl yığını. Ufak.
CELİL
Çok büyük, ulu. Çok büyük, ulu (Tanrı).
CELİLBEYOĞLU
Bartın ili, Kozcağız bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
CELİLKIRI
Çorum ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde CELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHENKLİ
Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ÇITKIRILDIM
Aşırı incelik, dayanıksızlık ve çekingenlik gösteren (kimse).
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
ÇİRİŞLİ
Çiriş sürülmüş. İnceliği kola ile örtülmüş (bez, kumaş).
CÜMBÜŞLÜ
Eğlenceli, hareketli.
BÖLMEK
Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
BİLİNMEYEN
Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
BAĞINTICILIK
Görecelik.
CEBİR
Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.
CETVEL
Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik. Liste, çizelge.
ÇEMİŞGEZEK
Tunceli iline bağlı ilçelerden biri.
BİLİNEN
Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.
BAĞINTILI
Göreceli.
BOL
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
BEYİNLİ
Akıllı, düşünceli.
AZAMİ
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.