Sonu CAM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cam" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında cam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KARACAOCCAM

10 harfli kelimeler

VERMİYECAM, KARACÜCCAM, KARACOCCAM

8 harfli kelimeler

SERENCAM

7 harfli kelimeler

VİRECAM, VİDİCAM, BAGICAM, İNSİCAM

6 harfli kelimeler

ISICAM

5 harfli kelimeler

OTCAM, UCCAM, UNCAM, ENCAM

4 harfli kelimeler

İCAM, ACAM

3 harfli kelimeler

CAM

Bazı kelimelerin anlamları

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

VİRECAM

Vereceğim.

KARACAOCCAM

Çörekotu.

VİDİCAM

Sinema alıcısı ile televizyon alıcısının birlikte çalıştırılmasına dayanan bir yöntem.

VERMİYECAM

Vermiyeceğim.

SERENCAM

Bir işin, bir olayın sonu, akıbet. Başa gelen bir durum veya olay.

UCCAM

Çörekotu.

İCAM

Arkadaş.

İNSİCAM

Düzgünlük, tutarlık, bağdaşım. Tutarlık.

KARACOCCAM

Çörekotu.

ISICAM

İki cam plakanın çevresel olarak metal bir ara çıtası yardımıyla birbirine bağlanması temeline dayanan pencere camı.

OTCAM

Çörekotu.

UNCAM

Onca, o denli.

ENCAM

Son, işin sonu. Gelecek.

BAGICAM

Bakacak.

KARACÜCCAM

Çörekotu.

  -   -   -  

Anlamında CAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞİMAM

Birden çok imam bulunan camilerde en kıdemli imam.

AKVARYUM

Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.

AYAKÇAK

Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.

BAKAM

Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).

AKLANMAK

Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.

BAKIMLIK

Filmin kartpostal büyüklüğünde cam bir perde üzerinde görünmesini sağlayan cihaz.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

AKROBASİ

Cambazlık.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

ALEMCİ

Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.

BARDAK

Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

AKROBATLIK

Cambazlık.

AKMANTAR

Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar, keçi mantarı (Agaricus campestris).

AKROBAT

Cambaz.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

BAĞDAŞIM

Tutarlık, tutarlılık, insicam.

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

AZMANLAŞMAK

İrileşmek, kocaman duruma gelmek.