Kelimeler arşivi içinde; sonunda "burda" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu burda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında burda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde burda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BURDA
BURDA
Burada (bk. borda, burda). Burada.
Bu bölümde tanımı içerisinde BURDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇET
İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.
KALBURLAMAK
Kalburdan geçirmek.
ELENİK
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
BA
Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.
KALBURLANMAK
Kalburdan geçirilmek.
KALBURCU
Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.
BELLEŞ
Tanıdık, bildik: Burdakilerin hepsi belleş.
KALBURLATMAK
Kalburdan geçirtmek.
ÇİNEBAŞI
İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.
ELENTÜ
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
DAŞİRİLMEK
Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.
CUMBURDAMA
Cumburdamak durumu.
DURUGO
Bekleye dur anlamında kullanılır: Ben geliyorum, sen burda durugo.
ÇEŞT
Bayram yemeği. İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Suçlu bir insanı uyarmak için söylenir: Çeşt bre serseri.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
DERİNTÜ
Surdan burdan toplanmış (eşya, şey, insan).
DİBLİK
Dere kenarındaki bahçe, tarla. Kalburdan geçen tahılın döküntüsü. Yün ve pamuğun kırıntısı. Hayvanları bağlamaya yarayan zincir.
ELEMÜK
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
ELENTİ
Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.