BURDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "burda" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. burda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu burda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde burda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BURDA

Burada (bk. borda, burda). Burada.

BURDAN

Buradan. Bu yerden.

BURDAKI

Buradaki.

  -   -   -  

Anlamında BURDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BURDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DURUGO

Bekleye dur anlamında kullanılır: Ben geliyorum, sen burda durugo.

ELENTÜ

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

ÇEŞT

Bayram yemeği. İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Suçlu bir insanı uyarmak için söylenir: Çeşt bre serseri.

ELENTİ

Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.

ELEMÜK

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

CIBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).

DAŞİRİLMEK

Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.

ÇET

İyice dövülmemiş buğdayın kalburda toplanan kısmı. Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç.

CUMBURDAMA

Cumburdamak durumu.

KALBURLATMAK

Kalburdan geçirtmek.

ELENİK

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

KALBURLANMAK

Kalburdan geçirilmek.

BA

Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Be, ey, yahu anlamlarında ünlem: Haydi ba gidelim. Evet, tabii, şüphesiz, peki. Şimdiki zaman eki (tekil üçüncü şahıs),-yor: Baban pazardan geli ba. Bana: Bâ bak. Bey. Abla (tek başına kullanılmaz, sonu sesli harfle biten özel adın sonunda bir ek gibi söylenir): Ayşe ba haydi gidelim. Olmazlık, isteksizlik bildirir: ('a' kısa ve sonunda 'ı' varmış gibi kesilerek söylenir): Ba ! Ben burda yatmam. Bak!. Be! (bk. be). Bana. Bağ. Baryum elementinin simgesi.

ÇİNEBAŞI

İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

KALBURLAMAK

Kalburdan geçirmek.

DİBLİK

Dere kenarındaki bahçe, tarla. Kalburdan geçen tahılın döküntüsü. Yün ve pamuğun kırıntısı. Hayvanları bağlamaya yarayan zincir.

BELLEŞ

Tanıdık, bildik: Burdakilerin hepsi belleş.

DERİNTÜ

Surdan burdan toplanmış (eşya, şey, insan).

KALBURCU

Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.