BOZGU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bozgu" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. bozgu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bozgu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bozgu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BOZGU

Bir oyuncunun teknik bir sapkı yapmasından doğacak ceza.

BOZGUNCU

Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.).

BOZGUN

Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. Yenilgi. Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın. Bozulmuş, dağılmış.

BOZGUÇ

Çanakkale şehri, Çan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BOZGUŞLU

Bozkuşlu.

BOZGUNCULUK

Bozguncu olma durumu.

BOZGUNLUK

Bozgun. Bozgun olanın durumu.

  -   -   -  

Anlamında BOZGU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOZGU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖZÜLÜM

Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.

KIRANALP

Düşmanı bozguna uğratan yiğit.

KILLIK

Çocuk oyunlarında ebeden sonra gelen çocuk. Oyunda bozgunluk yapan, mızıkçı. Tas şeklinde olan güveç.

YENİLGİ

Bir yarışmada kaybetme, yenilme, mağlubiyet, hezimet. Yenilen bir ordunun, düzen bağını yitirerek asker onurunun gerektirdiği bütün bağları bozması, bozgun, hezimet. Bir işte, bir uğraşta başarısızlığa uğrama, kaybetme.

KIRANER

Düşmani bozguna uğratan kimse.

BOZAĞANLIK

Bozgunculuk, geçimsizlik, mızıkçılık.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

SINMAK

Kırılmak, parçalanmak, bozulmak. Yenilmek, bozguna uğramak.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

MÜNHEZİM

Bozguna uğramış, bozulmuş, yenilmiş.

KIRFACAN

Bozgun, ezgin, acınacak durumda : Çoluk çocuk kırfacan olmuş yatıyor. Acınacak, utanılacak durum.

FASIH

Fitneci, bozguncu.

GERP

Miras. Çekilme, bozgunluk.

MALAMAT

Açlık, kıtlık. Sıkıntı, üzüntü, güçlük. Bozgun, ezgin, dağınık. Alçak, aşağılık. Kötü, bulaşık (iş için). Bozgun, utanç verici durum. Kirli, pis. Rezil.

TEPELEMEK

Ayakları altında ezmek. Kıyasıya dövmek. Bozguna uğratmak, hırpalamak. Öldürmek.

SINGINLIK

Bozgunluk, mağlûbiyyet.

KARGAŞANA

İş karıştıran, bozgunculuk yapan.

GATUŞUHLUH

Karışıklık, bozgunluk.

GARIŞIKLIK

Karışıklık, bozgunluk.

SINIK

Kırık, çıkık. Yenilmiş, bozguna uğramış.