Sonu BİRAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "biraz" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu biraz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında biraz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde biraz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİRAZ

Bir parça, azıcık. (bi'raz) Az miktarda. (bi'raz) Kısa bir süre için.

AZBİRAZ

Az, azıcık: Az biraz yorulmadım.

  -   -   -  

Anlamında BİRAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİRAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOZUK

Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

BÜYÜCEK

Biraz büyük, büyüğe yakın.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.

BULANIKÇA

Biraz bulanık olan, çok duru olmayan.

BÖRTÜK

Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

ANSİKLOPEDİK

Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

BÜYÜKÇE

Biraz büyük. Oldukça önemli.

ARALANMAK

Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.

BURUKÇA

Tadı biraz buruk olan.

BOZUKÇA

Biraz bozuk, bozuk gibi.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

BURUŞUKÇA

Biraz buruşuk olan, pek düzgün olmayan.

BU

Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

AZICIK

Çok az, biraz. (azı'cık) Kısa bir süre.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

BERENARI

Şöyle böyle, az çok, biraz, oldukça.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

ARALATMAK

Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.